TARAF Yine Bombayı Patlattı
BALYOZ'cuların YAŞ Kurnazlığı
MHP'de Flaş Oktay Vural İddiası
Türkiye'yi Sarsacak O Görüntüler
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Emin YILMAZ
Yunanistan Genel Seçimleri
03 Aralık 2007 Pazartesi

Türk dış politikasında her zaman en sorunlu devletler arasında yer alan ve yaşadığımız problemler/krizler nedeniyle uzun dönem Türk kamuoyunda en büyük düşman olarak algılanan Yunanistan ile 1999 yılında terör örgütü başının Kenya’da bir nevi suçüstü yapılarak yakalanması akabinde yaşananlar uluslar arası ilişkiler derslerinde okutulacak cinsten ilginç gelişmelerdir. Siyasi tarihte pek fazla örneğine rastlanmayacak şekilde bir devlet bir başka devleti kendi çıkarları aleyhine çalışırken uluslar arası kamuoyunun önünde yakalamış ve eline tarifi imkansız bir koz geçirmiştir. Ancak bu olayların akabinde, beklenenin aksine iki ülke arasında gerilim yaşanmamış ve siyasilerin, özellikle de dış işleri bakanlarının inisiyatifiyle, Ege’nin iki yakasında barış havası yaşanmaya başlamıştır. Girilen yeni dönemde ufak da olsa karşılıklı güven artırıcı adımlar atılmaya başlanmış ve ilişkiler göreceli bir durağanlığa/istikrara kavuşmuştur..

Başta Irak’ın kuzeyi olmak üzere Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler nedeniyle dış politikasının birinci önceliğindeki yeri değişen ve ilişkilerin AB ekseninde şük profilde yürütüldüğü Yunanistan’da 16 Eylül 2007’de erken genel seçimler gerçekleştirildi. Bu seçimler Türkiye açısından hakikaten önemli sonuçlar doğurmuş olmasına karşın medyada yeterince yer bulmadı. Bu seçimlerin Türk-Yunan ilişkileri açısından önemi Batı Trakya’daki soydaşların durumundan kaynaklanmaktadır ve seçim sonuçlarının oluşturduğu yeni ortamın kesinlikle bir çok açıdan incelenmesi gerekmektedir.

Mora ile Eğriboz’da çıkan ve 64 kişinin ölümüne neden olan orman yangınlarının da önemli ölçüde etkilediği seçim sonuçlarına göre YDP %41.84 (152 milletvekili), Pasok %38.1, (102 milletvekili) oy oranı yakalamıştır. Seçim sonuçları ve milletvekili sayılarındaki dengesizlik, YDP’nin hükümet kurabilmesini sağlamış olmakla birlikte, bu partinin yeterli koltuğa sahip olmaması nedeniyle iktidarda çok fazla kalıcı olamayacağını göstermektedir.

Genel olarak sonuçları değerlendirdiğimizde karşımıza çıkan bir başka sonuç ise aşırı uçtaki partilerin oy oranını artırmasıdır. Halkçı Ortodoks Teyakkuz Partisi (LAOS) ve Komunist Parti (KKE) geçen seçimlere kıyasla oy oranlarında gözle görülür bir artış yakalamayı başarmıştır. Avrupa genelinde yaşanan milliyetçilik akımının da etkisiyle bu partiler siyasi arenada stratejik bir konum elde etmiştir.

Seçimlerin B.Trakya’daki Türkler açısından değerlendirmeden önce şunları belirtmek gerekir ki bölgedeki soydaşlarımız yıllardır Yunanistan’ın uyguladığı planlı ve sürekli asimilasyona maruz kalmaktadır. Bu bağlamda, Yunanistan bölgede Türk azınlığı olduğunu kabul etmemekte, Müslüman azınlık tabirini kullanmakta, gerek sosyal gerekse siyasi örgütlenmenin önünü tıkamakta, B.Trakyalı soydaşlarımız arasında yönlendirdiği şahıslarla birlik çabalarını baltalamakta ve gençlerin Türklük bilinci ile yetişmesini engellemektedir. Bütün bu çabaların sonucu olarak ne acıdır ki bugün gençler arasında Türklük bilinci alarm vermektedir. Merhum Sadık AHMET dönemindeki bilinç kaybolmuştur.

Bölge insanı, AB ile birlikte sosyal haklarda yaşanan göreceli iyileştirmeler, Türkiye’ye dönmeyecek olmaları nedeniyle kendilerini Yunan kamuoyuna kabul ettirebilme gayreti vb. sebeplerle asimilasyon politikalarının sonuç vermesine uygun ortamı hazırlamaktadır. Zira baskı altında yaşayan bir önceki nesil ile görece rahatlık içerisinde yaşayan bugünkü nesil arasında Türkiye’ye bakış, Türklük bilinci bağlamında geniş görüş farklılıkları bulunmaktadır.

Bu çerçevede, organize olamayan B.Trakya Türkleri siyasi seçimlerde kendilerini temsil edebilecek Türk milletvekillerini seçmekte bugüne kadar başarısız olmuştur. Örneğin Bulgaristan’da mütevazi bir hareketken bugün iktidar ortağı haline gelen ve Bulgaristan siyasi hayatının en kritik anahtarlarını elinde bulunduran parti haline gelen Ahmed DOĞAN liderliğindeki Hak ve Özgürlükler Hareketi (DPS) Bulgaristan’da soydaşlarımızın haklarının en üst seviyede dile getirilmesini başarırken Yunanistan’da bugüne kadar bu başarının gölgesine dahi ulaşılamamıştır. Yunanistan ile Bulgaristan’ın şartları farklı olmakla birlikte, Yunanistan’daki soydaşlarımızIN bu seçimlere kadar organize olma becerisini gösteremediğini kabul etmek zorundayız. Ancak, 16 Eylül erken genel seçimlerinde Türkler belki de Yunanistan’da ilk defa kabul edilebilir bir başarı kazanarak arzu edilen sonuca yakın bir sonuç elde etmiştir.

Seçimler neticesinde iki Türk milletvekili parlamentoya girme başarısı göstermiştir. Her ne kadar iktidar partisi YDP’den bir Türk milletvekili seçilememiş olmasa da, Rodop ve İskeçe’de Ahmet HACIOSMAN ile Çetin MANDACI Pasok’tan milletvekili seçilmiştir. YDP Rodop milletvekili adayı İlhan AHMET ise gereğinden fazla oy almasına karşın YDP’nin Rodop’ta Pasok’u geçememesi nedeniyle milletvekili seçilememiştir. Seçim sonuçlarına yapılacak bir itiraz, haddi zatında, İ.Ahmet’e milletvekilliğini kazandırabilecekken, seçim sonuçlarının muhtemelen 2009 senesinde yeni bir erken genel seçime sebebiyet verecek olması İ.AHMET’ i bu konuda ısrar olmamaya itmiştir.

Sonuç olarak seçimlerden önce üç milletvekili çıkarmayı hedefleyen soydaşlar bu sonuca çok yaklaşmıştır. Her şeyden önemlisi Türk toplumu uzun süreden beri ilk kez organize olmayı başarmış ve Türk adaylarına sahip çıkmıştır.Bulgaristan örneğiyle kıyasladığımızda bu durumun bölgedeki Türklerin siyasi manada daha etkin temsili açısından bir temel teşkil edeceği düşünülmektedir. DPS’nin yakaladığı başarının aynısını yakalamak B.Trakya Türkleri açısından imkansız gibi gözükmekte ise de önümüzdeki dönemde daha organize bir Türk azınlığı oluşmasının temellerinin atıldığı bu seçimlerden ileriye matuf ümitli olmak gerektiğini düşünmekteyim.

Diğer yandan Türk azınlığın seçimlerdeki başarısı elbette Yunanistan yönetiminin ve Yunan yönetici elitinin dikkatinden kaçmamıştır. Bu bağlamda üç Türk’ün milletvekili seçilmemesi için hukuksuzluk dahil bir çok yöntem denenmiş, Türkler arasındaki ittifakı bozma yönünde ciddi gayretler sarf edilmiştir. Seçimler sonrasında da Yunan yönetici elitinin (güncel tanımlamasıyla derin devlet) B.Trakya Türkleri’ne yönelik asimilasyon/bölme çabaları mutlaka devam edecektir. Nitekim Rodop’ta İ.AHMET’in rakibi olarak seçilmesine pek fazla ihtimal verilmezken seçim günü yapılan hukuksuzluklar neticesinde milletvekili olan eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Evripidis STILIANIDIS Milli Eğitim Bakanlığı’na getirilmiştir. Dışişleri Bakan Yardımcılığı döneminde Balkanlar konusunda uzmanlaşan ve Yunanistan’ın Balkanlar’a yönelik gerçekleştirdiği açılım politikalarında çok önemli girişimlere imza atan bu şahsın bakanlıktaki ilk uygulamalarından biri B.Trakya’daki çocukların Türklük bilincinden uzak yetişmesi sonucunu doğuracak Yunanca dilinde eğitim veren mecburi ana okulu uygulamasını başlatmak için yasa çıkarılması sürecine başlatmak olmuştur.

Yunanistan’ın kendi varlığına risk unsuru olarak tanımladığı azınlıklara karşı uyguladığı asimilasyon politikalarını, hak vermesek de, siyaset mantığı ve reel politik içinde bir şekilde anlayabiliriz, ancak bu Türkiye’nin bölgeye yönelik açılımlarda bulunmasına engel olmamalıdır. Seçimlerle birlikte atılan bu güzel adım, akılcı politikalarla devam ettirilmelidir. Sonuç olarak, bölgedeki gençlerin ne olursa olsun kazanılması ve Türklük bilincinin kaybolmasına izin verilmemesi gerekmektedir.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
İsrail-ABD Gerginliğinin ASIL NEDENİ?  - (19 Nisan 2010 Pazartesi)
Sözde Ermeni Soykırım Tasarıları  - (13 Nisan 2010 Salı)
Kabul Edin Artık “Efendiler”!  - (07 Nisan 2010 Çarşamba)
İKİ YANLIŞ  - (16 Mart 2010 Salı)
YEMEN’DE NELER OLUYOR?  - (04 Şubat 2010 Perşembe)
İsrail-Yunanistan Yakınlaşması...  - (25 Ocak 2010 Pazartesi)
İsrail'in İRAN OYUNU  - (17 Temmuz 2009 Cuma)
Hüsamettin Cindoruk Yahudi mi?  - (01 Haziran 2009 Pazartesi)
AZERİ Kardeşlerimiz  - (29 Mayıs 2009 Cuma)
Acaba Nerede HATA YAPTIK?  - (12 Mayıs 2009 Salı)
Bir Filmin Düşündürdükleri  - (24 Nisan 2009 Cuma)
Kafkaslar Kim Kazandı Kim Kaybetti  - (12 Kasım 2008 Çarşamba)
KAYBEDİLEN YÜZYILLAR?  - (27 Eylül 2008 Cumartesi)
ABD Irak'ta Kürtleri Sattı mı?  - (19 Eylül 2008 Cuma)
ABD Sudan'a Operasyon Yapacak  - (12 Eylül 2008 Cuma)
Ergenekon'da SON TANGO?  - (02 Eylül 2008 Salı)
Osmanlı'nın Ortadoğu'ya Dönüşü?  - (25 Haziran 2008 Çarşamba)
SIRADAKİ HAMLE NE?  - (19 Haziran 2008 Perşembe)
Anadolu'ya Karşı KAOS PLANI?  - (04 Haziran 2008 Çarşamba)
Yeni Tehdit: SİBER TERÖR?  - (26 Mayıs 2008 Pazartesi)
Hassas Dengeler ve KELEBEK ETKİSİ  - (13 Mayıs 2008 Salı)
Bir Şubattan Bir Şubata  - (09 Mayıs 2008 Cuma)
1 Mayıs'tan Geriye Kalanlar?  - (05 Mayıs 2008 Pazartesi)
KIBRIS'TA Neler Oluyor?  - (25 Nisan 2008 Cuma)
Rusya-NATO İlişkileri ve PAKİSTAN  - (03 Nisan 2008 Perşembe)
ÇANAKKALE ve BUGÜN  - (18 Mart 2008 Salı)
ABD'nin İran OPERASYONU..?  - (17 Mart 2008 Pazartesi)
Kimin OPERASYONU?  - (13 Mart 2008 Perşembe)
Hükümet Ekonomik Krize Hazır Olmalı?  - (10 Mart 2008 Pazartesi)
Sosyal Karakterimiz ve Toplum Mühendisleri  - (03 Mart 2008 Pazartesi)
IRAK - TÜRKMENLER ve KERKÜK SORUNU  - (25 Şubat 2008 Pazartesi)
Düşmanın MERT OLANINI Sevmek  - (14 Şubat 2008 Perşembe)
DERİN DEVLETE ALTERNATİF BAKIŞ  - (14 Ocak 2008 Pazartesi)
GAYRİ NİZAMİ HARP  - (04 Ocak 2008 Cuma)
Gürcistan-Rusya Gerginliği  - (02 Ocak 2008 Çarşamba)
Mesud BARZANİ ve Neo-conlar  - (31 Aralık 2007 Pazartesi)
BOP VE MILLENIUM CHALLENGE Tatbikatı  - (20 Kasım 2007 Salı)
Yükselen Enerji Devi: RUSYA  - (12 Kasım 2007 Pazartesi)
NEO-CON'LARIN SON HAMLESİ?  - (03 Kasım 2007 Cumartesi)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.07 ms