Boykot Kuru Bir KÜRT İNADI mı?
Halkın Askere Güveni AZALIYOR
2 GÜN KALA SON ANKET?
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nezir AKYEŞİLMEN
TSK Son Açıklamasının Satır Aralarında Ne Diyor
16 Şubat 2009 Pazartesi

Darbe ve demokrasi arasındaki çizginin oldukça ince olduğu ülkemizde gün geçmiyor ki anti-demokratik bir durum yaşanmasın. Sivil-asker ilişkilerinin demokratik standartların ötesinde bir vesayet rejimini andıran güzel ve yalınız ülkemizde, Genel Kurmay neredeyse bir siyasi parti gibi haftalık grup konuşmaları ve basın açıklamalarıyla siyasetteki ağırlığını korumaya devam ediyor. Dış güvenlikten sorumlu olması gereken askerin siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel hatta hukuki bütün sorunlarla ilgilenmesi ülkemizin demokrasisi ve dünyadaki algısı açısından olumsuz bir görüntüdür.

12 Şubat 2008’de yapılan açıklama emir kipiyle ve buyurgan bir dille kaleme alınmış, vatandaşı ast kabul eden bir zihniyetle hitap edilmiştir. Oysa tümü memur (emir alan kişiler) olan Genel Kurmay çalışanları, halktan vatandaşa, medyadan siyasete, polisten yargıya tüm kesimleri, kurum ve kuruluşları hizaya çağırmaktadır. Demokratik bir ülkede bunun olması mümkün değildir, kazara olsa bile en kısa sürede bütün sorumlular işsiz kalır.

Yapılan açıklamanın detayına gelirsek, açıklamanın ilk paragrafında TSK’nın yargıya saygılı olduğu ve bu nedenle diğer kişi ve kurumlardan da aynı saygıyı beklemesinin doğal olduğunu vurgulamaktadır. Öncelikle şunu belirtelim ki, TSK dahil herkesin ve her kurumun yargıya saygı duyması keyfi değil, Anayasa’nın bir gereğidir. Bu nedenle, TSK’nın yargıya saygı duymasının olağandışı bir şeymiş gibi gösterilmesi bir anlam ifade etmemektedir.

Üçüncü paragrafta soruşturmanın gizli yürütülmesi gerektiği vurgusu da yasal bir gereklilik. Bunun ihlali ise suçtur. Ve bu suçla ilgilenmesi gereken kurum yine yargı organıdır. Fakat şu da var ki Egenekon Terör Örgütü davası sıradan, basit hukuki bir dava değildir. Bugüne kadar bu tür örgütlenmelere dokunulmamasının nedeni onların sıra dışı özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Bu özel bir davadır ve özel muamele gerektirmektedir. Diğer Avrupa ülkelerinde ve özellikle İtalya’da yapılan benzer operasyonlar hakkında halk detaylıca bilgilendirilmiş ve toplumun destek ve yardımı alınarak ancak bu tür bir terör örgütünün üstesinden gelinebilmiştir. İtalyan savcı Casson da bu gerçeğe işaret etmiştir.

Ergenekon tutuklusu İbrahim Şahin’e atfedilen ifadelerin basında yer almasının zamanlamasına ve TSK ile ilgili bölümlerine dikkate çeken TSK açıklaması, haberi sızdıran ve servis edenlerin telaş ve acz içinde olduklarına vurgu yapmaktadır. İfadelerde TSK varsa bunu yazan gazetenin nasıl bir dahli olabilir? Bunu haber yapmayan gazeteler nasıl sağduyulu oluyor? Yani görevi bilgilendirme olan basının, haber gizlemesi ve kamuoyunu bilgiden yoksun bırakmasının adı sağduyu mu oluyor? Yoksa görevi ihmal ve basın etik ilkelerini ihlal mi oluyor? Haberi sızdıranlar ve servis edenlerin telaşı ve acziyetinin nedeni nedir? Terörle mücadele ve kirli oyunlarını deşifre etmek nasıl bir acz ve telaşı ifade etmektedir? Onuncu paragrafta da gazetecilik görevini yerine getirmeyen sağduyulu(!) basına teşekkür ediliyor. Medyaya görevini yaptığı için mi yoksa yapmadığı için mi teşekkür ediliyor? Medyanın görevini yapması ve sağduyulu olması için TSK ile ilgili olumsuz haberlere yer vermemek mi? Haberi görmezden gelmek midir?

Beşinci paragrafta yayınlarda adı geçen Tuğgeneral Metin Gürak’ın ifadesine başvurulduğu ve Tuğgeneralin İbrahim Şahin ile “bugüne kadar hiçbir yerde ve hiçbir şekilde bir temas veya görüşmesi olmadığı tespit edilmiştir” denmektedir. Teknik tetkik ve araştırmalar yapılmadan nasıl tespit yapılıyor acaba?  “Kanaatine varılmıştır” dense daha doğru olurdu. Bir ifadeden tespit yapmak oldukça zordur.

Yedinci paragrafta TSK’nın kurum olarak yasadışı faaliyetlerde bulunan kişi veya kurumlarla ilişkisinin olamayacağı belirtilmiştir. Bu cümle ile İbrahim Şahin kastedilmiştir fakat, buradan JİTEM’in yasadışı faaliyet yapmadığı veya JİTEM yaptıysa yasadışı değildir anlamı da çıkmaktadır. Zira JİTEM’in yaptıklarını hem halk biliyor, hem de itirafçılar yapılan yasadışı faaliyetleri medyada detaylıca açıklamaktadırlar.

Son paragrafta bu tür yayınların kendilerini tahrik amacı güttüğü ifade edilmektedir. Böyle yayınlar TSK’yı ne için tahrik ediyor? Bu tür yayın yapan sağduyulu olmayan basınının yalan yazdığından emin olunursa, onları mahkemeye vermek TSK’nın  temel bir hakkı. Bu hakkını kullanmak için tahrike gerek yok ve bu kötü bir şey de değildir. O zaman ne için tahrik olunuyor? Bildiride tahriklere rağmen darbe yapmayacağız demek isteniyor gibi bir durum var. Bu da demokrasi yolunda az da olsa bir mesafe alındığının göstergesi aslında.

Türkiye 60 yılı aşkındır çok partili demokrasiye geçmesine rağmen, konsolide olmuş bir demokrasi için 1000 yıl beklememiz gerektiğini düşündürecek olaylar yaşıyoruz. Darbe girişimi suç değil, darbe planlarını yayınlamak suç. Neyin suç neyin suç olmadığını yargı mı yoksa bazı kişi ve kurumlar mı karar verecek? Buna kendimiz bir karar verebilsek, rejimimizin adı da belli olacak.

NOT: Yazarımızın bu yazısı aynı zamanda bugünkü Taraf Gazetesi'nde de yayınlanmıştır.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
askerin siyasette isi neki asli gorevi o deyil
salih durur
muasir medeniyet dedigimiz avrupa ulkelerinde 23 yildir yasiyorum daha yasadigim ulkenin genel kurmayyini adini hic duymadim hatda oglu gecenlerde afganistanda vurularak olduruldu asker oldugu icin ama malesef bu bizde bir hastalik oldu sanki her isde pasam sen nasil bilirsin gibi akil danismalar herkes kendi isini yaparsa tr duzelir kendisinde bir guc gormeyenlerhep birilerini ezmek icin ugrasiyorlar ama oda bir gun duzelir biraz daha sabir gerekiyo
29 Mart 2009 Pazar 17:37
...
yok
demokratik ülkede olmazda bizim ülkemiz demokrasi ile yönetilmiyor ki eskiden bir yarım demokrasimiz vardı şimdi oda kalmadı artık şariat faşizmi ile yönetiliyoruz böyle bir yönetimin olduğu yerde neyin ne olacağı kimin nereye karışacağı zaten olduğu gibi belli olmaz demokratik ülkede bunun olması mümkün değil diye yazmış adam ama o zaman ülkenin demokratik bir yönetime kavuşması için çalışın biraz hem demokrasiyi baltalayıp hemde olmayan demokrasiden medet beklemeyin yargıya saygı duymak anayasa gereği demişler birde ama bazıları işine gelmediği yargı kararlarına ahlaksızca saldırıyorlar kendi işlerine geldimi iyi gelmedimi kötü oluyor kim derseniz bu bazıları örnek yazıyı yazan siz ve akp onuda açıkladım gizli birşeyim yok benim
26 Şubat 2009 Perşembe 21:53
Bütünüyle Yanılgı
Cenk Asman
Yaptığınız tespitler mantıktan uzaktır.TSK'nın darbe yapma hakkı vardır demeyeceğim, "tahrik etme" konusu sadece darbe olarak algılanmamalıdır.Siz ise doğrudan bu konuya çekiyorsunuz.

Gazetecilik "doğruyu söylemek" değil "doğruyu yapmaktır"! Kışkırtılmış bir kamu oyu yaratmak belki çok cazip gelebilir sizlere ama burada konuştuğumuz şey, bahsettiğimiz şey düşmanımız değil! Tüm ülkede ihtiyaç duyduğumuz bir insan gibi, ihtiyaç duyduğumuz bir kurumdur.Ağır eleştiriler, karşıt kesimler yapılandırılarak çözüme ulaşılmaz.Darbeci zihniyetten tek bir farkınız kalmaz.Düzeltmek için girişimlerde bulunmak gerekir

"Şahin'le görüşme olmadı" tespiti yapılmış siz ise "araştırma olmadan nasıl" diyorsunuz?Araştırma olmadığını nereden bili
24 Şubat 2009 Salı 12:35
Bekir orakçekiç'e
Ahmet Mardini
sizin gibi yalakalar olduğu sürece insanlar nasıl korkmasın ki? darbe iyi bir şey mi sence? darbe mesele insana ne sağlıyor? özgürlük mü, refah mı, insanlık mı?
ayrıca sizin gibi yalaka olmayan herkes hükümetin uşağı mı oluyor? siz darbe zihniyetinin uşağı olduğunuz için herlkesi kendiniz gibi yiyici ve uaşak zannediyorsunuz ama özgürlükçü beyinler yazınca gönülden ve vicdandan yazarlar.
sizin gibi korkudan değil.
mahşeri senin gibi yalakalar düşündsün. zalimliği destekleyen korkaklar düşüncün.
20 Şubat 2009 Cuma 13:57
Korkmayın bu kadar yahu
Bekir orakçekiç
Askerdi,darbeydi ya kardeşim ben sizin gibi zihniyete sahip başka yerde insan varmı merak ediyorum,hem karşısınız darbeye ,hem darbeyi ihtilali eleştiriyorsunuz ama yaptığınız heradım darbe tahriki sayılabilecek cinsten.Bence siz korktuğunuz için bu kadar darbe sözcüğünü ağzınıza sakız yaptınız,cebinize üç beş kuruş girdi ya bu iktidar sayesinde,cahilliğinizle iftira ve yalanlarla köşe yazarı oluyorsunuzya,darbe gelirse eğer sizin bu saltanatınız son bulacak kimbilir.O yüzden asker ve darbe düşmanlığı yapıyorsunuz durmadan.Korkunun ecele faydası yok unutmayın.Hesap ,yani mahşer gününü sabırsızlıkla bekliyorum.
20 Şubat 2009 Cuma 13:41
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Boykot Kuru Bir Kürt İnadı mı?  - (06 Eylül 2010 Pazartesi)
Koşulsuz Müzakere  - (16 Ağustos 2010 Pazartesi)
İsrail İnsanlığa KURŞUN SIKTI  - (02 Haziran 2010 Çarşamba)
GANDİ KEMAL'İN SÖYLEYEMEDİKLERİ?  - (24 Mayıs 2010 Pazartesi)
Ulus Devlet mi, Devlet Ulus mu?  - (11 Mayıs 2010 Salı)
Bir Müslüman Milliyetçi Olabilir mi?  - (05 Nisan 2010 Pazartesi)
Türkiye Ergenekon'dan Çıkıyor  - (22 Mart 2010 Pazartesi)
Türk Talibancılığı Can Çekişiyor  - (15 Şubat 2010 Pazartesi)
Vesayetin Öteki Yüzü: Kontrdemokrasi  - (20 Ocak 2010 Çarşamba)
KORKU POLİTİKASI NEREYE KADAR?  - (30 Aralık 2009 Çarşamba)
ÖFKE SEANSLARI  - (24 Aralık 2009 Perşembe)
Demokratik Açılım Başarılı Olur mu?  - (28 Ekim 2009 Çarşamba)
Obama Doktrini Üsluptan Öte Birşey mi?  - (15 Eylül 2009 Salı)
GERÇEKTEN 'VATANDAŞ' MIYIZ?  - (07 Eylül 2009 Pazartesi)
Güçlü Demokrasi, Güçlü Türkiye  - (01 Eylül 2009 Salı)
Türkiye Modeli Nasıl Olmalı?  - (13 Ağustos 2009 Perşembe)
Ucu Açık Darbe Süreci  - (29 Haziran 2009 Pazartesi)
AB’den Türkiye’ye Pozitif Ayrımcılık mı?  - (22 Haziran 2009 Pazartesi)
Obama Doktrini: Önce Selam, Sonra Kelam ama…  - (11 Haziran 2009 Perşembe)
Siyasi Partilerin Kürt Sorununa Bakışı  - (25 Mayıs 2009 Pazartesi)
Ergenekon ve Demokrasi Dalgaları  - (11 Mayıs 2009 Pazartesi)
Bütün Kürtler Kimliğini İstiyor  - (01 Mayıs 2009 Cuma)
Peki, Türkiye Kürtlerden ne İstiyor?  - (14 Nisan 2009 Salı)
Türkiye Bağımsız Bir Devlet mi?  - (31 Mart 2009 Salı)
Ermenistan'ın CHP Korkusu?  - (23 Mart 2009 Pazartesi)
Erdoğan'ın GAZZE-DARFUR İKİLEMİ?  - (26 Şubat 2009 Perşembe)
Davos Çıkışı: İnsan Yüzlü Diplomasi  - (02 Şubat 2009 Pazartesi)
BU DAHA "LE LE"  - (23 Ocak 2009 Cuma)
Anayasadaki 'DEMOKRATİK CUMHURİYET'  - (25 Aralık 2008 Perşembe)
AKP'yi Kim Yıpratıyor?  - (19 Aralık 2008 Cuma)
İyi ki Doğdun İNSAN HAKLARI  - (16 Aralık 2008 Salı)
Obama İlk Ziyaretini NEREYE YAPAR?  - (26 Kasım 2008 Çarşamba)
Türkiye Gerçekten VAZGEÇİLMEZ midir?  - (18 Kasım 2008 Salı)
TAMPON BÖLGE NEDİR?  - (18 Ekim 2008 Cumartesi)
Türkiye Neden Ötekileş(tir)iyor?  - (27 Eylül 2008 Cumartesi)
Türkiye Çağdaş Bir Timokrasidir  - (05 Eylül 2008 Cuma)
Türkiye'ye de Gandhi Gerek  - (28 Ağustos 2008 Perşembe)
Tarihin Geri Dönüşü: Kanlı Diplomasi (?)  - (19 Ağustos 2008 Salı)
Uzlaşma DEMOKRASİ Üzerine Olmalı!  - (06 Ağustos 2008 Çarşamba)
Googlename ile Gelen AKP'nin Yeni Ev Ödevleri  - (02 Ağustos 2008 Cumartesi)
Eskiçağ Filozoflarının ERGENEKON GÜNDEMİ?  - (23 Temmuz 2008 Çarşamba)
Kürt Sorunu: Tabu Oynamaya Devam  - (15 Temmuz 2008 Salı)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
10.85 ms