Öcalan ve PKK: NAMAZ TİYATRODUR
İSTATİSTİKLER EVET DİYOR AMA?
HAMDİ YAVER AKTAN'TAN İTİRAF
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gültekin AVCI
LİDER VE GENEL BAŞKAN
05 Şubat 2010 Cuma

Sivil bir anayasanın şart olduğu ve 82 anayasasının değişmesi gerektiği konusunda artık önemli bir mutabakat var. Bu da bir ilerleme. İlerlemenin sağlanamadığı konu ise mutabakat veya mutabakatın nasıl olacağı bahsidir.

Açık söylemek gerekirse, böyle bir mutabakatın olması mümkün görünmüyor. Aslında mütekâmil bir demokratik siyasal algılama ve kâfi derecede demokratik toplum bilinci olsaydı, sivil bir anayasa inşası konusunda bu derece dirençli bir anlaşmazlık yaşamayacaktık. Zira üst seviyede bir demokratik algılama toplumların değişmesini hızlandıran bir etki doğurmaktadır.

Diğer yandan demokrat bilinen kıymetli hukukçu Sami Selçuk"un sentetik "sivil dikta" polemiklerine ideal anayasa bakımından da olsa açıkça yol vermesi şaşırtıcı olmuştur. Zira bugüne kadar güçlü demokratik iktidarlar olarak ne Menderes"in DP"si, ne 1977"nin %41"lik Ecevit iktidarı, ne Özal"ın ANAP"ı ve ne de AKP sivil bir dikta tehlikesi arzetmediler.

“Siyasal lider ne derse o oluyor” diyor sayın Selçuk. Bu konuya salt hukuki bir perspektifle bakıldığında çözüm mecrasına ulaşılabileceğini zannetmiyorum.

Konuya hukuk perspektifi dışında psiko-sosyal bir bakışla temas edelim.

Lider başka Genel Başkan başkadır.

Kimileri liderdir, kimileri ise genel başkanlıktan öte mana ifade edememiş ve edemeyecek simalardır.

Peki, liderlik nerede başlar nerede biter? Neden herkes lider olamaz?

Neden Abdüllatif Şener, Mustafa Sarıgül, Tansu Çiller, Turgut Sunalp, Necdet Calp, Hüsamettin Cindoruk, Cem Uzan, Zeki Sezer, Masum Türker, Yıldırım Akbulut, Mesut Yılmaz… gibi isimler genel başkan olsa da asla lider olamadılar ve olamayacaklar?

DTP çizgisi neden lider çıkaramadı?

DTP çizgisi ise hiçbir zaman bir lider çıkaramadı, çıkarması da oldukça zor. Genel Başkan çıkarabildiğini söylemek bile pek mümkün gözükmemektedir. Konunun İmralı"ya bakan yüzüne şimdilik girmeyelim.

Ve neden Adnan Menderes, Bülent Ecevit, Turgut Özal, Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, Süleyman Demirel, Tayyip Erdoğan gibi isimler genel başkanlık kavramını aşarak lider olabildiler?

Baykal ve Bahçeli Lider mi Genel Başkan mı?

Bahçeli"yle Baykal"ı nereye koydun dediğinizi duyar gibiyim. Onları hala düşünüyorum doğrusu. Ama şimdilik araftalar.

LİDER İLE GENEL BAŞKAN ARASINDAKİ FARKLAR?

Liderlik; yıllara meydan okuyabilmek, kitleleri heyecanlandırabilmek, siyaset karizması, iyi bir PR ve karizmatik bir hitabet mi? Belki. Ama kesinlikle rutin bir genel başkanlığı aşan özellikler gerektiren bir durum.

Lider, çevresinde huşu ve saygı uyandıran adam. Genel Başkan ise parti içi üst düzey bir bürokrat edasından öte bir gerçekliğe ulaşamaz. Birini vicdanlar ve duygular ortaya çıkarır, diğerini ise parti içi mevzuat.

Liderleri kitleler üretir, genel başkanları ise sadece partiler.

Lider olağanüstü bir cazibe ve karizmaya sahiptir. Genel Başkanlar ise sadece parti içi bir takım yetkilere.

Liderler dünyaya mal olur, genel başkanlar ise sadece partilerine.
Bu itibarla "liderler"in parti içi etkisi ile sadece "genel başkanlar"ın parti içi etkisi ve karizması tabii olarak farklıdır.

Yani liderin etkisini, anayasanın kaldırmasını beklemek ne derece isabetli?

Ve gerçekten önemli liderleri anayasalar kısıtlayabilir mi? Sanmıyorum.
Her şeyden önce şu soruyu sormalı;

Parti içi demokrasi hakikaten mümkün mü?

Bana göre siyasal partilerin kendi içinde tam bir demokratik yaklaşımı sergileyebilmeleri bir ütopya. Düşünebiliyor musunuz, bir parti lideri bir icraat yapmak istiyor veya bir fikir ortaya atıyor. Daha muhalefet partilerine bile mahal kalmadan kendi partisi içinde pek çok milletvekilinin dört bir yandan karşı mukabelesiyle şaşkına uğruyor. Tabii ki bu durumda parti liderliği kavramı orijinal bir mana ifade etmekten çıkıyor.

Hangi siyasal parti gerçekten bu derece farklı ve muhalif unsurları bünyesinde barındırabilir?  

Diğer yandan bir siyasal parti içinde bu derece derin farklılıklar barınabilirken, o partinin insicam içinde bir icraat yapabilmesi ve ahenkli bir ekip çalışması ortaya koyabilmesi mümkün mü?

Kanunları kendi siyasal perspektifi istikametinde nasıl çıkaracak?
Tahmin edebileceğiniz gibi siyasal ortam tam bir anarşik yapıya bürünecek.

Ben kırmızıyım diye ortaya çıkacaksınız. Ama içinizde o derece farklı ve etkili renkler olacak ki, bu durumda sizin renginizin kırmızı olduğu tartışılacaktır. Tabiidir zira artık kırmızı değilsiniz demektir. Artık başka bir renk vardır ortada.

CHP"nin içinde “Atatürkçü düşünce tarzı anayasal bir prensip olmaktan çıkarılmalı” diyen milletvekilleri veya AKP"nin içinde “Ergenekon bir safsata” diyen milletvekillerini hayal edebiliyor musunuz?

Zannetmiyorum.

Bu itibarla parti içi demokrasi ütopyası, tolere edilebilir bir küçük seviyede gerçekleşebilir ise de parti içi tam bir demokrasi parti kimliklerini nihayetinde tasfiye edeceğinden mümkün değildir.

Her milletvekilinin kendini partisi içinde özgür bir baş saydığı parlamenter rejim nasıl olurdu acaba?

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
sırada ne var
sırada
Gültekinde yazar oldu memlektte ama merak ediyorum acaba yazıyormu yoksa gelen metnimi yayınlıyor... Seferberlik baskanlıgı ve Arınç olayı sonunda Emas ya oldu amasya sıra geldi neye bakalım..
09 Şubat 2010 Salı 09:48
Lider
Moz
Lider icraat üretir,lidercik laf üretir.
Lider yol açar,lidercik yoldan gider
Lider yenilik peşindedir,lidercik eskiyi koruma gayretinde
Lider hedef gösterir,lidercik hedefleri yoksayar
Lider farklıdır,lidercik aynı nakaratı sürdürür
Lider hissettiği gibi yaşar,lidercik oyun oynar,rol keser
Lider düşündüğünü söyler,lidercik hoşa gideceğini düşündüğü şeyi söyler
Lider yeni anayasa der,lidercik anaysa mı ne anayasası işte var ya der...
08 Şubat 2010 Pazartesi 21:22
tüccar
oguzhan
tayyip tüccardır.
08 Şubat 2010 Pazartesi 09:52
ne özal ne erdoğan
vatandaş
özal:engin civanları atayan, kadrolaşan,128. md. uymayan,any. birkez delsek diyen, türk dediğin nedir ki diyen, temizlik ihalesi gibi geçici köle çaılşma yı getiren ...
erdoğan.:3 kez toprak satışı yasası çıkaran,ırakı bombalayan uçaklara izin veren,her yeri satan,kadrolaşan ,işsizliği ve borcu artıran,emekliyi süründüren,kazanılmış hakları alan,seçim yasasını değiştirmeyen...
bu diyasetcileri,menfaat sağlayanlar sağlamış olanlar savunabilir.
kayıt dışına ses çıkarmayan lar....
07 Şubat 2010 Pazar 15:16
ne özal ne erdoğan
vatandaş
özal:engin civanları atayan, kadrolaşan,128. md. uymayan,any. birkez delsek diyen, türk dediğin nedir ki diyen, temizlik ihalesi gibi geçici köle çaılşma yı getiren ...
erdoğan.:3 kez toprak satışı yasası çıkaran,ırakı bombalayan uçaklara izin veren,her yeri satan,kadrolaşan ,işsizliği ve borcu artıran,emekliyi süründüren,kazanılmış hakları alan,seçim yasasını değiştirmeyen...
bu diyasetcileri,menfaat sağlayanlar sağlamış olanlar savunabilir.
kayıt dışına ses çıkarmayan lar....
07 Şubat 2010 Pazar 15:15
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
ÖCALAN-PKK VE İSLAM-1  - (03 Eylül 2010 Cuma)
HALİÇ'TEKİ SİMONLARIN BEDELİ NEYDİ?  - (26 Ağustos 2010 Perşembe)
Demokrasi Tarihi "HAYIR"cıları Nasıl Anacak?  - (18 Ağustos 2010 Çarşamba)
Genelkurmay 5 - Hükümet 1  - (12 Ağustos 2010 Perşembe)
G.Kurmay Hukuku Askıya Aldı  - (04 Ağustos 2010 Çarşamba)
Fırsatların 'Kaza'sı Olmaz  - (27 Temmuz 2010 Salı)
Genelkurmay Başkanı Görevden Alınmalı mı?  - (19 Temmuz 2010 Pazartesi)
Kürtlerin Temsilcisi ASALA MI?  - (07 Temmuz 2010 Çarşamba)
Abant Ruhuyla Terör ve Vesayet  - (30 Haziran 2010 Çarşamba)
İnisiyatif İstanbul 13. AĞIR CEZADA  - (22 Haziran 2010 Salı)
YOĞUNLAŞAN TERÖRÜN KRİPTOLARI  - (14 Haziran 2010 Pazartesi)
PKK'NIN YENİ ŞEFİ MOSSAD  - (07 Haziran 2010 Pazartesi)
CHP'nin ALTI Ok'u DOKUZ Ok Olsun!  - (28 Mayıs 2010 Cuma)
YARGITAY'IN ERGENEKON PLANI?  - (20 Mayıs 2010 Perşembe)
SEKSİN POLİTİK GÜCÜ  - (14 Mayıs 2010 Cuma)
EYVAH! Son Söz MİLLETE KALACAK!  - (07 Mayıs 2010 Cuma)
BAŞSAVCI AYKUT CENGİZ ENGİN NE YAPTI  - (08 Nisan 2010 Perşembe)
SOLUN MANİPÜLASYONU VE MARİONETTE  - (01 Nisan 2010 Perşembe)
TELAŞLA FORMÜL ARIYORLAR… DİKKAT!  - (25 Mart 2010 Perşembe)
AKP VE DEĞİŞİM DÖNEMİ  - (18 Mart 2010 Perşembe)
UCCK VE UCCMK (Peki Bunlar Ne Demek)  - (23 Şubat 2010 Salı)
BALYOZ, İSMAİLAĞA VE SORULAR  - (29 Ocak 2010 Cuma)
ONLAR... VE YENİ TRUVA ATI  - (21 Ocak 2010 Perşembe)
İnkar Manevralarında JİTEM GERÇEĞİ  - (14 Ocak 2010 Perşembe)
KOZMİK BÜRONUN GÖSTERECEĞİ GERÇEKLER  - (07 Ocak 2010 Perşembe)
MASONLAR VE KADINLAR-(I)  - (24 Aralık 2009 Perşembe)
Demokratik Açılımda YENİ KRİTİK DÖNEM  - (16 Aralık 2009 Çarşamba)
Türk Demokrasisi BİR NUMARA Büyüdü  - (09 Aralık 2009 Çarşamba)
Demokrasinin Cadılarını Kim Avlar?  - (05 Kasım 2009 Perşembe)
Demokratik Açılımda Tehlikeli Viraj  - (28 Ekim 2009 Çarşamba)
Tuhaf Bir Gazetecilik Aşkı  - (22 Ekim 2009 Perşembe)
Obama NOBEL'i Reddederse?  - (15 Ekim 2009 Perşembe)
Şamil Tayyar Suçlu mu?  - (29 Eylül 2009 Salı)
Demokratik Açılımın Karşısında ERGENEKON  - (16 Eylül 2009 Çarşamba)
Rutinden Sıradışılığa Uzanan Siyaset  - (09 Eylül 2009 Çarşamba)
Kemalist Hakimler Tarafsız Sayılır mı?  - (26 Ağustos 2009 Çarşamba)
SÖZÜN İHTİŞAMI VE NÜFUZU  - (19 Ağustos 2009 Çarşamba)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.84 ms