Boykot Kuru Bir KÜRT İNADI mı?
Halkın Askere Güveni AZALIYOR
2 GÜN KALA SON ANKET?
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erdem ÖZGÜR
KRİZDE Türk Ekonomisinin Durumu
18 Kasım 2008 Salı

Bazı komploculara göre bu  kriz III. Dünya Savaşını çıkarabilecek derecede ekonomik çatışma alanları oluşturuyor. Peşinen söyleyim ben bu fikirlere katılmıyorum. Yaşanan kriz serbest piyasa ekonomisi ile küreselleşmenin bir hastalığı, ancak sonucu ölüm riski taşımıyor. Nasıl ki 1929 krizi ile sanayi devrimine ilişkin üretim ve makinelere yön verilerek  sermaye dönemi başlatıldı; şimdilerde ise sermaye dönemine son verilerek bilgi toplumunun ekonomi ayağına geçişte engeller kaldırılıyor. Böylece kapitalist ekonominin reformist ve/veya revizyonist açılımları devreye sokulmak isteniyor.

Çin ve Arapların oluşturduğu sermaye ve bu sermayenin politik gücü aslında dünyanın tepesinde birilerine sizce rahatsızlık vermiyor mu? Özellikle bizim gibi ülkelerin yabancı sermaye çekerek büyüme ekonomik modelleri, uluslararası politika ve ulus politikalarında dostluk dengelerini değiştirecek güce sahip değil mi? Çin ve Araplar biriktirdikleri sermaya hangi ülkeleri besliyor? 11 Eylül'den sonra özellikle bu sermayenin eğilimlerine ne oldu?       

ABD kaynaklı mali krizin boyutu 1.2 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Borsalarda hisse senetlerinin inişli çıkışlı düşüş seyri bankalar üzerinden doğrudan sermaye yatırımları üzerinde baskı oluşturmakta.

Krizin merkezi ve derinliği zararın yönü bakımından önemli. 1997 yılında Doğu Asya, 1998’de Rusya merkezli krize göre bugün yaşadığımız kriz daha derinlerde ve daha küresel özellik arzetmekte.

ABD’den başlayarak bazı gelişmiş ekonomiler birer birer açıkladıkları programlarla krize karşı tedbirler almakta. Ancak kırılma o kadar derinki içine atılan her şeyi yutmakta. İyimserler Türkiyenin bu krizden fazla etkilenmeyeceği, hatta kazançlı bile çıkabileceği şeklinde öngörülerde bulundular. Ağırlıklı olan görüş ise kötümserlere ait. Bunlara göre özel sektör borçları ile bankaların kredi vermedeki isteksizlikleri krizi daha ağır hissettireceği yönünde. Belli ki AK Parti ekonomi kurmayları iyimserler arasında yer alıyor. Bizim patronlar ise kötümserler tarafında.

Kurmaylarda, 2001 krizinden sonra Türkiye’nin özellikle bankalarda gerçekleştirdiği mali reformun sağladığı bağışıklığın, bu krize karşı alınması gerekli tedbirler veya müdahalelerin zaten gerçekleştirdiği yönünde bir güven bulunmakta. Hatta bu güvene bağlı olarak fırtınalı kriz dalgalarından korunmak isteyen sermayenin, güvenli liman olarak Türkiye’yi tercih edeceği yönünde iyimserliği aşan bir başka bakış açısı da bulunmakta.

Krizde ülke içi dengeleri belirleyici olan Kurum hiç şüphesiz Merkez Bankası olacak. Merkez Bankası şimdiye kadar olduğu üzere ihtiyatlı tutumu devam ettireceğe benziyor.

Krizin parasal tarafında şişirilen balon ekonomisinin reel sektör üzerinde olumsuz etkilenmemesi için yabancı sermaye akışının sürmesi gerekmekte. Bunun için ise geçici bir çözüm bulunmuşa benziyor. Özellikle Türk vatandaşlarına ‘bağını sormadan üzümünü getir’, yani nereden bulduğunu sormadan para getirmeye müsaade eden bir düzenleme öngörülmesi.

Diğer krize ilişkin tartışma IMF ekseninde gerçekleşiyor. Sayın Başbakanın ümüğümüzü sıkacaklarsa masaya oturmam dediği IMF. Ne yazık ki Kasımpaşalılık IMF’ye sökmüyor. Adamlar zorla bizi masaya oturtmuyor. Bizim teklifimiz üzerine geliyorlar. IMF’nin parasından çok, uluslar arası sermayeye vereceği referans önemli.

Son günlerde enerji girdi maliyetleri üzerine yaptığı zamlarla kamu, mali disiplininden taviz verilmeyeceği yönünde hükümet önemli bir ipucu verdi. Ancak özel sektör TİSK aracılığıyla hükümet üzerinde ‘istihdam düşer’ restini çekti. Bu bakımdan tekstil sektörü önemli ve sinyal veriyor. 2007 iç konjonktürlere bağlı olarak durgunluk içine giren ekonomi, dış etkilere karşı 2008 sonu ve 2009 yılında dirençli olacağını söylemek çokta gerçekçi görünmüyor.

Bizdeki özel sektör kendi öz sermayesi ile yatırım yapan, büyüyen bir yapıya sahip değil. Borçlanmanın bankalar aracılığıyla iki tepkisel refleksi olacak. Bir bankalar şimdiye kadar olduğu üzere kredi verirken bol keseden dağıtmayacak, iki verdikleri kredilerini vadesinden önce nakte çevirmek isteyecekler. Böylece banka üzerinden özel sektör finansmanında darboğaz yaşanması muhtemel.          

TÜSİAD yeni bir sanayi vizyonu istiyor. Patronların son on yıldan buyana enerji sektörü üzerinde yatırım yaptığı biliniyor. Enerji üzerine getirilene ek maliyetler patronlardan daha çok orta işletmeleri vuracağı kesin. Yeni sanayi vizyonu ile elde edilen teşvikler onlar için yeni ufuklar anlamını taşıyor.

Devlet tekelinden, özel sektör tekeline geçiren özelleştirme politikamız petrol fiyatlarında ‘S.O.S’ veriyor. Bir türlü serbest piyasa rekabetine açamadığımız petrol sektörü aldığı imtiyazlarla kafa tutuyor. Sn. Başbakan bile emrindeki kocaman kurumlar olmasına rağmen fiyat artışlarını dava konusu ederek milletin hakkını arayacakmış. Vatandaş ne yapsın? 

Velhasıl kelam ABD, kendi merkezinden kayan ekonomik güç dengelerinde, kefeye koyduğu ağırlıklarla yeniden kendisini merkeze taşıyor. Bizdeki fırsatı ganimet bilen fukaralar da devlet üzerinden yeni yatırım alanları oluşturma gayretindeler. Krizden asıl etkilenecek  küçük ve orta işletmeler ise ‘du bakalım ne olacak’ havasındalar. Hükümet ise daha krizi kavrama, anlama aşamasında…

Gününüz güzel geleceğiniz parlak olsun. Kalın sağlıcakla… 

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
FARKINDAMIYIZ
ALYAN
Makro değerlerde yapılan değişiklik çapraz etkisi ile bir çok değikeni artı-eksi değistirmektedir.Tabiki oturup hesabı yapıldıktan sonra asgari ücretin artırılmasını gerekçeli olarak söyliyeceğim.Kamuda ortalama 1300 ytl maaş var.Ancak nefes borumuz olan sanayi kesimindeki (özel s) ücretle sanayimizi boğuyoruz.En zeki insanımızı kamuda tutuyor,özel sektör tarafını (imalat)ara elamanları cezalandırarak güçlü bir beyinsizlik cezası veriyoruz.Oysaki güçlü ekonomi zeki elemanla olur.Kötü sporcu takımı batırır.Kötü eleman da sanayiyi batırır.Kaliteli iş gücünü sanayimize çekmeliyiz.Devlet Hukuk ve güvenliğin dışında bir iş yapmamalı,kamuyu küçültmeliyiz.Ücretler artırılmalı ve buna dayanamayan işşverenler bütçe ile sübvanse edilmeli.ÜRETİİMMMM.
16 Aralık 2008 Salı 16:34
ilkbahar
ertan
Önümüz kış ancak takibenen mevsim ilkbahar
umutsuzluğa kapılmayalım.
Ekonomik veriler iyi
22 Kasım 2008 Cumartesi 18:05
işsizlik
ismail
İşsizlik verilerine dikkat edin önümüzdeki seçimleri bu veriler belirleyecek
19 Kasım 2008 Çarşamba 17:02
UMUT
ÇETİN
ÇETİN BİR KIŞA HAZIRLANALIM...
18 Kasım 2008 Salı 22:48
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Yoksa KERHEN'ciler mi Kazanacak?  - (02 Ağustos 2010 Pazartesi)
GOOGLE VE TERÖR  - (06 Temmuz 2010 Salı)
EKSEN KAYMASI  - (14 Haziran 2010 Pazartesi)
BAYKAL-CHP-KAMU PERSONELİ  - (20 Mayıs 2010 Perşembe)
KE(A)Y KE(A)Y  - (06 Nisan 2010 Salı)
BUÇUK DEMOKRASİ  - (24 Mart 2010 Çarşamba)
DİASPORA NEDEN SAVAŞ VERİYOR?  - (10 Mart 2010 Çarşamba)
MEMURLARA BAŞBAKANLIK AÇILIMI  - (25 Şubat 2010 Perşembe)
Nüfustaki Değişim Siyasal Değişimi Zorluyor  - (10 Şubat 2010 Çarşamba)
Siyasetin Açmazlarına SANATIN REHBERLİĞİ  - (20 Ocak 2010 Çarşamba)
TEKEL ve İŞÇİLERİ  - (29 Aralık 2009 Salı)
ONLAR YAŞASAYDILAR  - (18 Aralık 2009 Cuma)
MEMURA DEMOKRATİK AÇILIMA DEVAM  - (25 Kasım 2009 Çarşamba)
Memura da Demokratik Açılım Şart  - (11 Kasım 2009 Çarşamba)
İstiklal Caddesi'nden Ülkeme Bakarken  - (27 Ekim 2009 Salı)
TÜRKİYE DIŞ POLİTİKADA NEREYE GİDİYOR?  - (17 Eylül 2009 Perşembe)
AKP İktidarını Sona Erdirecek Tehlike?  - (07 Eylül 2009 Pazartesi)
BAŞBAKAN'A İCABET  - (01 Eylül 2009 Salı)
OYUNUN KURALI?  - (24 Ağustos 2009 Pazartesi)
Seçim Mİ Geçim Mİ Demokrasi Mİ?  - (03 Nisan 2009 Cuma)
Asgari Ücret Tartışmaları  - (25 Aralık 2008 Perşembe)
Enerji Politikamız ve PKK Terörü  - (14 Ekim 2008 Salı)
Sosyal Güvenlikte 1 Ekim Miladı  - (25 Eylül 2008 Perşembe)
Sağlık Harcamaları Reformları TEHDİT EDİYOR  - (04 Ağustos 2008 Pazartesi)
SGK Reformunda ANAYASA MAHKEMESİ BASKISI?  - (21 Temmuz 2008 Pazartesi)
AKP Kapanırsa..?  - (19 Haziran 2008 Perşembe)
"PRİM AFFI" Hakkında HERŞEY  - (26 Mayıs 2008 Pazartesi)
TERSANELERDE Neler Oluyor?  - (23 Mayıs 2008 Cuma)
Dokunulmazlar veya SENDİKA REFORMU  - (20 Mayıs 2008 Salı)
AKP'nin İSTİHDAM PAKETİNİN ANALİZİ  - (06 Mayıs 2008 Salı)
1 Mayıs İşçi Bayramı ve TAKSİM  - (30 Nisan 2008 Çarşamba)
BEBEK VE ÇOCUK Sigortası Komedisi  - (14 Nisan 2008 Pazartesi)
Sosyal Güvenlik Reformunda SON RAUNT  - (31 Mart 2008 Pazartesi)
GENEL SAĞLIK SİGORTASI - 2  - (27 Şubat 2008 Çarşamba)
GENEL SAĞLIK SİGORTASI  - (06 Şubat 2008 Çarşamba)
İş Dünyasında KADIN  - (28 Ocak 2008 Pazartesi)
SİYASETİN İKTİDARLAŞMASI  - (21 Ocak 2008 Pazartesi)
SOSYAL GÜVENLİK REFORMU Ne Getiriyor?  - (10 Aralık 2007 Pazartesi)
Sosyal Güvenlik Reformu - II  - (19 Kasım 2007 Pazartesi)
Sosyal Güvenlik Reformu - I  - (05 Kasım 2007 Pazartesi)
Azgın Dalgalar/ŞİİR  - (25 Ekim 2007 Perşembe)
İşverenlere Müjde Teşvik Yolda  - (18 Ekim 2007 Perşembe)
Sosyal Devlet ve Bizim Sosyal Demokratlar- 2  - (04 Ekim 2007 Perşembe)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.71 ms