![]() Mahmut KARAKÖSELİ
|
Sovyet Bloğunun yıkılmasından sonra dünyayı tek kutuplu hale getirmeyi düşünen ABD, eski Demirperde ülkelerine ciddi yatırımlar yaptı. Bu ülkelerden Avrupa"da olanlar AB etkisine girdi, pek çoğu Avrupa Birliği üyesi oldu. Çin, Hindistan ve Rusya"ya yakınlığından dolayı Orta Asya Türk Cumhuriyetleri de ABD"nin ilgi alanındaydı. Bu ülkeleri özellikle siyaseten kontrol altına almaya çalıştı.
Putin"e kadar olan Rusya"nın zayıf döneminde ABD ve Batı bu ülkeler üzerinde etkiliydi. Bu ülkeler hem ekonomik hem de siyasi açıdan zayıf, güçsüzdüler ve batı desteğine muhtaçtılar. Dünya siyasetinde baskın bir rolü olan ABD"ye ve Avrupa"ya yaklaştılar. Bu ülkelerde batı lehine bir dizi renkli devrimler oldu. Ama son yıllarda Rusya eski hinterlandını tekrar kazanma ve kontrol altına alma çabası içinde. Bunda epeyce de başarılı.
Bölgede Ermenistan, Özbekistan gibi ülkeler zaten Rusya etkisindeler. Turuncu devrimle batı kulübüne yaklaşan Ukrayna son seçimlerden sonra tekrar Rus yanlılarının eline geçti. Azerbaycan, Türkmenistan, Tacikistan, Kazakistan, Kırgızistan gibi ülkeler hem batıyı, hem Rusya"yı gönülleme derdinde idiler. Her iki kesimle de iyi geçinmeye çalışıyorlardı. Ancak Rusya"nın Gürcistan"la savaşı içlerinde derin bir Rus korkusu bulunan bu eski Sovyet ülkelerini tedirgin etti.
Rusya"ya karşı daha itinalı yaklaşmaya başladılar.
Yaklaşık 5 yıl önce hanımı Rus, Rus yanlısı Akayev bu günküne benzer bir iç karışıklıkla devrilmiş yerine Bakıyev getirilmişti. Batı, Kırgızistan"da küçük bir operasyonla, az sayıdaki muhalif gurubu organize ederek, devrim yapmış ve Asker Akayev"in Rusya"ya kaçmasına neden olmuştu. Aslında Bakıyev de bütünüyle batı yanlısı bir politika izlemiyor, Rusya ve Çin"le de iyi geçinmeye çalışıyordu.
Sanırım son muhalif hareketi tetikleyen ABD"nin Kırgızistan"da yeni üsler açma niyeti oldu. Bakıyev yönetimi ABD tekliflerine yeşil ışık yakmış olmalı ki, eski mevzilerini hızla yeniden kazanan Rusya"yı bu durum harekete geçirdi. Yine çok sofistike olmayan, basit bir operasyonla yönetim devrildi ve yerine bu defa Rusya yanlısı (şu anda öyle görünüyor?) bir yönetim geçti.
Kırgızistan ve benzeri ülkelerde ne tam bir devlet var, ne de insanlar devlet olma şuuruna erebilmişler. Yönetimler otoriter olduğu ve her gelen bir sürü kayırma ve suiistimalin içine battığı, halk yönetimde etkisiz olduğu için büyük kitleler olan biteni sadece seyrediyor. Ne direnç gösteriyor, ne de olayları destekliyor. İhtimal ücreti ödenmiş, organize edilmiş bir kitle harekete geçiriliyor ve yönetimler el değiştiriyor. Fırsatçılar kaos ortamını fırsat bilip yağmalara, çapullara girişiyorlar.
Bir süre sonra halk yönetime yine ilgisiz, olanlara duyarsız yeni yönetime alışmaya başlıyor. Sonra bir başka ekip ve bu durum böyle sürüp gidiyor…
Kırgızlar ata yurdumuzdaki akrabalarımız olmasına rağmen Türkiye"nin Kırgızistan üzerinde ciddi bir siyasi ağırlığı yok. Bu ülkede toplumu ve devleti yönlendirme kabiliyetine, olumsuz gelişmeler müdahale etme imkanına sahip değil. Bu coğrafyada daha çok Rusya, Batı (ABD) çekişmesi var. Çin giderek etkisini, ağırlığını artırıyor.
Ama Türkiye"nin hamaset dışında ciddi bir etkisi yok. Türkiye akraba olduğu bu coğrafya üzerinde siyasi bir ağırlığa sahip değil. Özal"dan sonra Orta Asya Cumhuriyetleriyle münasebetler tavsadı. Bu hükümet önem veriyor gibi görünse de, çabalar ve münasebetler yeterli değil. Türk Cumhuriyetleri Rusya-Batı arasında savrulmalar, gel-gitler yaşıyor. Çin bölgeye daha güçlü giriyor, ama Türkiye bu coğrafyada bir aktör değil.
Zira Türkiye hala iç dengelerini kurabilmiş, kendi devletini stabil hale getirebilmiş, devleti milleti barıştırabilmiş değil.
Devletin millete dayanmadığı, demokrasinin olmadığı, milletin devleti kendinden bir parça görmediği bu tür ülkelerde iyi organize edilmiş bir avuç isyankarla, çapulcuyla devlet çökertilebilir; hükümetler yıkılabilir.
Ülkemizde her ne kadar demokrasiyi, millet iradesini hazmedememiş yapılar hala devlet üzerinde etkin ise de, Türkiye bu kardeş ülkelere destek olmalı, sahip çıkmalı ve oralardaki gelişmeler duyarlı olmalıdır. Muhtemel tehdit ve tehlikeleri önceden sezip el uzatmalıdır.
Başta Kırgızistan olmak üzere Orta Asya"da ve Türkiye"nin hinterlandında bir sürü değişiklikler, devrimler vs. oluyor; bu değişimlerde Rusya var, Batı var, Çin var; ama Türkiye yok.
Kırgızistan"da ve başka ülkelerde birileri Kırgızları hiç dikkate almadan satranç oynuyor. Ülkeler gâh bir kulübe, gâh öteki kulübe mevzi değiştiriyor. Türkiye ise kendi kısır gündemleriyle meşgul.
Yorum Ekle
Arkadaşına Gönder
Yazdır
Yukarı























