CHP"nin 33. Kurultayında Baykal"ın sexgate kaseti marifetiyle Genel Başkan olan Kılıçdaroğlu değil iktidara yürüyen, reformcu ve değişimci bir lider, marjinal ve statükocu bir konuşma yaptı. Haydar Baş"tan hatta Cem Uzan"dan fazla vaatte bulundu, fakat bu vaatler 1960"ların komünist liderlerinin manifestolarını andırıyordu. Vaatte bulunmak başlı başına bir zafiyet göstergesi…
MEĞER CHP BAYKAL'IN ZULMÜ ALTINDA İNLİYORMUŞ
Kılıçdaroğlu"nun CHP"ye bir heyecan getirdiği bir gerçek. Nasıl olmasın ki… Meğer bütün bir parti hatta bütün sol- Baykal"ın zulmü altında inim inim inliyormuş da haberimiz yokmuş. Zaten CHP"nin yaşayabileceği en büyük yenilik de Genel bakan değişikliği olur. Gerisi eski tas eski hamam…
KILIÇDAROĞLU BAYKALAŞACAK
Kılıçdaroğlu"nun konuşmasına bakınca bir değişim görünmüyor ve görünmeyeceğe benziyor. Çünkü Kılıçdaroğlu konuşurken özgür değildi Baykal kadar… ağzından sakıncalı kelimeler kaçırmamak için çok uğraştı… Bir ara “Avrupa Birliği"ne evet” dedi, salon buz kesildi. Vakit kaybeteden “amaaaa… “dedi ve CHP"lilerden alkışı aldı. Yani Kılıçdaroğlu bu tencereye uymuyor, bu tencereye en uygun kapak Baykal"dır ve Baykal veya Baykalımsı biri- bir gün mutlaka o koltuğa gelecektir. Ya da Kılıçdaroğlu Baykallaşacaktır… Taban CHP"de değişim önündeki en büyük engel.
ERGENEKON'UN STAJER AVUKATI KILIÇDAROĞLU
Kılıçdaroğlu bir Alevi ve Kürt olduğu halde Kürt sorunu ve Alevi meselesinden bahsedemedi. Başörtüsü sorununa hiç değinmedi. Demokratikleşme ve değişimin semtine uğramadı bile. Darbe Anayasasından bahsetmedi, YÖK ve yargı tarafsızlığını ağzına alamadı. Ama bir şeyden bahsetti: Ergenekondan… “aydınları içeri tıktılar” dedi ve Baykal"ın tilmizi olduğunu gösterdi. Baykal avukattı, Kılıçdaroğlu da pekâlâ stajyer avukat olabileceği sinyalini verdi. Bu konuda da alkışı aldı. Baykal"ın alasını yaptığı ulusalcılığı acemice savundu ama olsun, kuvvetli alkışlar aldı. Demek ki resmi CHP politikasının dışına çıkmak öyle kolay değil. Dersimli olabilirsin, ama CHP"de en fazla Tuncelili olmana müsaade var. Ve Kılıçdaroğlu bu gerçeği en iyi bilen, bunu birebir defalarca yaşamış biri. Konuşmasında da zaten bunu yansıtırcasına sınırlarını bilen ürkek bir ceylan gibiydi.
BAYKAL YOK ARTIK, RAHAT OL
Kılıçdaroğlu söyledikleri ve söyleyemedikleriyle bir belediye başkan adayını andırdı. Galiba Kılıçdaroğlu, iktidarı Türkiye Büyükşehir Belediye Başkanlığı zannediyor. Bence danışmanları yerel seçimlerin çoktan geçtiğini, partinin başında Baykal"ın artık bulunmadığını daha özgür ve daha değişimci mesajlar vermesi gerektiğini kulağın fısıldamalılar.
CHP ve Kılıçdaroğlu bu resmi CHP kafasıyla giderse, değil iktidar olmak, Baykal"ın aldığını bile alamaz. Baykal gibi bir hatip bu kafa ile ancak 20'li puanlara çıkabildi, Kılıçdaroğlu neyle alacak o 20'li oyları. Zıttını temsil ettiği Gandhi ile mi… Gandhi statükoya karşı direnen bir insan hakları ve pasif direnişin sembolüdür. CHP"nin Tunç elini, baskıcı, ulusalcı, dışlayıcı ve çağ dışı politikalarını savunan birisi kim olursa olsun Gandhi olamaz. Bu Gandhi"ye yapılacak en büyü haksızlıktır. Gandhi, Gandhi olalı böyle zulüm görmedi. Gandhi Türkiye"de değil CHP"ye başkan olmayı felsefesi gereği ancak ona karşı savaşmayı yeğlerdi…
CHP'Yİ DEĞİŞTİREMEYEN, TÜRKİYE'Yİ DEĞİŞTİREMEZ
Kılıçdaroğlu CHP"ye Genel Başkan olabilir ama CHP"nin resmi politikasına muhalif bir şey yapamaz. CHP"yi değiştiremez. CHP"yi değiştiremeyen bir lider, Türkiye"yi hiç değiştiremez. Kurultay konuşmasında Kılıçdaroğlu söyleyemedikleriyle sadece CHP"yi değiştiremeyeceğini değil, iktidar vizyonu ve gücü olmadığını da göstermiş oldu.