TARAF Yine Bombayı Patlattı
BALYOZ'cuların YAŞ Kurnazlığı
MHP'de Flaş Oktay Vural İddiası
Türkiye'yi Sarsacak O Görüntüler
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adnan KÜÇÜK
DTP Kapatıldı, Türkiye'nin Bütün Sorunları Çözüldü (I)
18 Aralık 2009 Cuma

100 Yılda 100 Parti Kapatıldı

Türkiye"de İkinci Meşrutiyet'ten bu yana siyasi partilerin kapatılması konusu tartışılır. Son 100 yıl içerisinde 100'ün üzerinde siyasi partinin kapısına kilit vurulmuştur. Dahası siyasi partiler o kadar çok çeşitli yollarla kapatılmıştır ki, bir dönem sıkıyönetim komutanları bile siyasi partilerin kapatılması kararı vermiştir.

Ülkemizde bazı partiler hükümet tarafından, bazı partiler de normal mahkemeler tarafından kapatılmıştır. Hatta bazı partiler daha kurulma aşamasında iken kurulmalarına izin verilmemiştir; kısacası doğmadan boğulmuşlardır.

Anayasa Mahkemesi 25 Parti Kapattı

1961 Anayasası ile de siyasi partilerin daha güvenceli bir hukuki rejime kavuşturulabilmeleri için kapatma davalarında Anayasa Mahkemesi (AYM) yetkili kılınmıştır. Ne var ki bu Mahkeme de kurulduğu günden bu yana toplam 25 partiyi kapatmıştır. Bunun son örneği, 11.12.2009 tarihli Demokratik Toplum Partisinin (DTP) kapatılması kararıdır.

DTP ile alakalı kapatma kararı üzerine siyasi partilerin kapatılması rejimi tekrardan tartışılır hale gelmiştir. Başta Başbakan olmak üzere çoğu sayıda kişi Venedik Komisyonu kriterlerinin esas alınmasını önermişler, kişisel sorumluluğa ağırlık verilmesi gerektiği üzerinde vurgu yapmışlardır. Yani kişiler suç işlemişlerse kişisel olarak cezalandırılsınlar, gerektiğinde bunların üyesi olduğu partiden ayıklanması yolu açılsın, ama mümkün olduğu kadarıyla siyasi partilerin yaşatılması sağlansın; kapatmaya çok istisnai hallerde ve ancak son çare olarak başvurulsun.

AKP Parti Kapatmaları Neden Düzenlemiyor?

Bütün bunlar doğru. Ama bir vaka daha var ki, bütün bu söylenenler bir türlü söylemden öteye geçmemektedir. Başta AK Parti genel başkanı olmak üzere bu alanı düzenleme konumunda olan kişiler, sadece söz söylemekte; iş icraata gelince ellerinden gelebilecek hiçbir şeyi yapmamaktadır. Bu öylesine garip ve dramatik bir şey ki, parlamentoda çoğunluğu olduğu, yakın geçmişte kapatılma felaketinin kıyısından son anda döndüğü ve tekrardan da kapatma davası ile her an burun buruna olduğu halde, AK Parti de bu konuya ilişkin aktif bir tutum içerisine girmemektedir. Kısaca darağacı ipinin ilmeğinin boynuna geçirilmesini beklemektedir. Merak ediyorum dünyada bunun bir emsali var mıdır? Benim bildiğim yoktur, var diyen var ise beri gelsin bunun nerede olduğunu bana söylesin.

DTP'nin Kapatılması

Gelelim DTP hakkındaki kapatma kararına. AYM başkanı Haşim Kılıç"ın yapmış olduğu açıklamalarından DTP"nin, “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı eylemlerin odağı olma” sebebiyle kapatıldığı anlaşılmaktadır. Bu kapatma kararında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin İspanya"da kapatılan Herri Batasuna Partisi hakkında vermiş olduğu karar ile Venedik Komisyonu Kriterlerine referans yapıldığından da söz edilmektedir.

Demokrasilerde Siyasi Partiler Neden Kapatılamaz?

Şimdi yakın geçmişte Zaman Gazetesi'nde Prof. Dr. Nuri Yurdusev"in bir makalesi çıktı. Makalenin başlığı şöyle: “Demokrasilerde siyasî partiler neden kapatılamaz”? Başlığı bu şekilde belirledikten sonra şu izahatı yapıyor: “Eğer bir siyasî parti kapatılmışsa iki ihtimal vardır. Birincisi tam bir demokrasi rejimi bulunmamaktadır. İkincisi ise kapatılan bir siyasî parti değil, bir şiddet ya da terör örgütüdür. Bir demokraside herhangi bir siyasî parti yahut herhangi bir dernek ancak ve ancak terör ve şiddet aracı haline gelmişlerse kapatılır ve zaten bu durumda o örgüte de siyasî parti denemez. Denemez; çünkü sadece demokrasi değil, bizatihi siyaset de şiddet ve terörü dışlar”.

Sayın Yurdusev"in bu tespitine katılmamak mümkün değildir. Bir demokraside esasen kapatılan bir siyasi parti değildir. Kapatılan örgütlenme şiddet olaylarının gerçekleştirildiği bir yapıya dönüştüğü için kapatılmaktadır. Kısaca kapatılan bir şiddet örgütüdür.

Gelelim Türkiye"de kapatılan partilere. Ülkemizde kapatılan hiçbir parti eylemleriyle bir şiddet örgütüne dönüşmüş değildir. DTP de buna dâhildir. Gerçi son yaşananlara bakıldığında, DTP ile PKK arasında bir bütünleşmenin gerçekleştiği yönünde bir izlenim gerçekleşmiş ise de, gerçekte DTP bu son aylarda yaşananlardan dolayı kapatılmış değildir.

Bu iki açıdan önemlidir:

1) Birincisi, kapatma kararının, şayet DTP ile PKK arasında ilişkilerin öne çıktığı, demokratikleşme sürecinde Abdullah Öcalan"ın muhatap alınmasının savunulduğu, DTP milletvekili Emine Ayna"nın dağa çıkmaktan söz ettiği, dağdan inen PKK"lıların DTP"lilerce karşılandığı hadiselerin etkisi altında verildiğini düşünürsek, bu karara ilişkin değerlendirme yanlış olur. Çünkü sözünü ettiğim hadiselerin hiç birisi kapatma davasına dahil edilmemiştir. Hatta ben bir toplantıda DTP"nin bu hareketleriyle PKK ile bağlantılı olduğu yönündeki kanaatleri güçlendirici delilleri ortaya koyduğunu söylemiştim. Fakat Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, bu delilleri ek iddianame ile AYM"nin önüne getirmemiştir. Dolayısıyla kapatma kararı iki yıl öncenin delillerine istinaden verilmiştir.

2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, DTP içerisinde şahinler olarak bilinen kanada mensup kişilerin hem de kapatma kararına ciddi manada delil olarak değerlendirilebilecek söz ve eylemler içinde bulundukları halde, bu kişileri kapatma davasına dâhil etmemesi üzerine, kapatma kararı kapsamında PKK"ya yakınlığı ile bilinen ve şiddete daha yatkın olan şahin kesimden hiçbirisi siyasi yasağa uğramamıştır.

Bunun anlamı, Kürt kesimi içinde yürütülen siyasetin şahinlere emanet edilmesi demektir. Bu kesimin sine-i millete dönme kararı alarak siyaset arenasından çekilmesi, meşru bir siyasi parti şemsiyesi altında siyasi faaliyetlerini sürdürmek istememeleri, demokratikleşme sürecini yürüten hükümet karşısında tek muhatabın PKK haline gelmesi demektir.

Diğer yandan bu kesim meşru bir parti şemsiyesi altında siyasete devam etme kararı alsalar da bu kesimin şiddet yanlısı politikaları sebebiyle siyaset daha da çatışmalı hale gelebilecektir. Şimdi ılımlı kesimin bir mahkeme tarafından tasfiye edilerek meydanı şiddete daha yatkın bir kesime bırakmanın makul bir tarafının olmadığını düşünüyorum.

Bir diğer husus, Türkiye şimdiye kadar kapatılan çok sayıda partilerin mezarlığı haline getirilmiştir. Bu kapatma Türkiye"nin hiçbir sorununa cevap getirmemiştir. Kapatılanın yerine hep yedekleri devreye girmiştir. Son kapatma neticesinde yedek partinin devreye girdirilip girdirilmeyeceği de şüphelidir. Şayet yedek parti devreye girdirilmediği takdirde Kürt siyasetinin tamamen PKK"nın boyunduruğu altına girmesi olgusu ortaya çıkacaktır. Bunun demokratik bir ortamda kabul edilebilir hiçbir yönü bulunmamaktadır.

Bütün bunlar karşısında şu soruyu soruyorum: Acaba DTP"nin kapatılması Türkiye"nin hangi sorununu esaslı bir şekilde çözmüştür? Benim ulaştığım cevap: Hiçbir sorunu çözülmediği gibi, sorunlar daha da içinden çıkılması güç hale gelmiştir.

Burada Türkiye"de bir defa siyasi partiler rejimi olağan demokrasi standartlarına uygun değildir. Şimdiye kadar çok sayıda parti kapatıldığı halde sorunların çözümlenmesi yönünde bir arpa yol kat edilmemiştir. Dahası Türkiye"nin en büyük partisi hala kapatılma riski ile karşı karşıya olmaya devam etmektedir. Bütün bunlara rağmen hala siyasi partiler rejiminin demokratikleştirilmemesini bir akıl tutulması olarak değerlendiriyorum. Türkiye"nin böyle saçma sapan partiler rejiminden çekmediği sıkıntı kalmadı. Şayet TBMM kendisinden beklenen demokratik işlevi yerine getirmek istiyorsa, bir an önce siyasi partiler rejimini revize ederek demokratikleştirmelidir. Yoksa Türk demokrasisi daha nice badireler atlatmak riski ile karşı karşıya kalmaya devam edecektir.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
DTP cemaat partisimi
no problem
DTP kapatildi diye yas ilan eden cemaat gazetesi, bir kez daha dusunmeli...
24 Aralık 2009 Perşembe 12:58
kafayı değiştirsinler
kamucu
Ölünün arkasından konuşulmaz ama madem dtp temsil istiyordu demokrasi istiyordu meclise girmişti yapsaydı.Mİilletin meclisinde kendi sorunlarıyla birlikte toplumun sorunlarınada kulak kabartsaydı.Hem demokrasi hem teröristlik olmaz.TERÖRİST OLANINDA TEMSİL İ SÖZ KONUSU OL A MAZ.
24 Aralık 2009 Perşembe 11:11
DAĞ fare doğurdu
selahattin
ya MİLLET,HÜKÜMET,HABURDA PRESTİJ KAYBETTİ,TÜRK HALKI ÖNÜNDE NASIL KENDİNİ AKLIYACAKTI,(BİZ BU İŞİ TARİHTEN BİLİRİZ ,HATIRLARMISINIZ MİLLET VURUN KAHPEYE SLOGANI VARDI BİR ZAMANLAR)BU SLOGAN FİKRİYLE,BAK BİZ DTP Yİ KAPATTIRIRIZ,BİZ pkk DAN YANA DEĞİLİZKİ,DEMEYE GETİRDİ,SONRA,ADAMLAR SİNEYİ MİLLETE GİDİYORUZ DİYİNCE,O BÖLGELERDE SEÇİM OLASILIĞI,HÜKÜMETİ KORKUTTU,ÇÜNKİ ORDA ESKİDEN ALDIĞI OYU ALAMIYACAĞINI KESTİRDİ,VE SONUÇ,TAVŞANA KAÇ TAZIYA TUT,MİLLET ARTIK BU NUMARALARI YEMİYOR
23 Aralık 2009 Çarşamba 17:42
hainlere siyaset yasak olmalı
diyarbakırlı şehmuz
vatana ihanet.hainlik.milleti kamplara ayırmak.şu an ölmüş olması gereken cani deccal apo nun talimatı ile yaşamak en ağır suçtur.ağır cezalar olmalı.bu pkk lılar bdp yide kapatırlar bu kafalarıyla.böyle demokrasi böyle siyasey olmaz olsun.hangi ülkede var..vatan hainlerini beslemek.alkışlamak.çok yazık.
22 Aralık 2009 Salı 09:27
yazı çarpık ve amaçlı
bilenler
çok saçma ve yüzeysel bir yazı.
çarpık mantıklı bir yazı.
sayın yazar ve yazar gibiler:gidin söyleyin akp ye:yasaları düzeltsin önce.mh. kanunları sözü ile uygular . bu kadar.
dtp lilere söyleyin :pkk ile ilşkilerini bir kessinler.bırakın bölücülüğü kürtcülüğü etnik milliyetciliği ırkcılığı desteklemeyi. zaten bazı yapıların ardında dış istihbarat var. kesin.
memleket için zararlşısınız.mütareke basını işleviniz açık ve kesin. bu neden le zaralı unsursunuz . akp gibi.
19 Aralık 2009 Cumartesi 16:33
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Kimler Suç İşleme İmtiyazına Sahip?  - (09 Temmuz 2010 Cuma)
Bu Mantıkla BU TERÖR BİTMEZ  - (28 Haziran 2010 Pazartesi)
Yargıda Dehşetengiz Şeyler Oluyor  - (18 Haziran 2010 Cuma)
HAMAS'la PKK Aynı Şey mi?  - (07 Haziran 2010 Pazartesi)
Ne Olacak Bu YARGININ HALİ?  - (21 Mayıs 2010 Cuma)
Danıştay Yine Değerleri Alt-Üst Etti  - (15 Şubat 2010 Pazartesi)
Halkın Güvendiği Dağlara BALYOZ YAĞDI  - (03 Şubat 2010 Çarşamba)
12 Eylül'ün KARANLIK NOKTALARI?  - (12 Eylül 2009 Cumartesi)
GÜÇLÜ ORDU=GÜÇLÜ TÜRKİYE MİDİR?  - (02 Eylül 2009 Çarşamba)
Sırtı Güroymak'a Dayalı Ulus-Devlet  - (21 Ağustos 2009 Cuma)
3. İddianamenin DERİN ŞİFRELERİ  - (07 Ağustos 2009 Cuma)
Askeri Vesayetten Kurtuluşta 'MAYINLI ALANLAR'  - (06 Temmuz 2009 Pazartesi)
Türkiye Bu Çıkmazdan NASIL ÇIKAR?  - (27 Haziran 2009 Cumartesi)
Alaturka/Alafrance Laikliği Yeni Tehdit: Ekonomi  - (10 Haziran 2009 Çarşamba)
“DARBE BİR ANAYASAL HAK” mıdır?  - (29 Mayıs 2009 Cuma)
Cumhurbaşkanı'na DOKUNULABİLİR Mİ?  - (20 Mayıs 2009 Çarşamba)
OBAMA: “YENİ BİR MİLAT MI?”  - (14 Nisan 2009 Salı)
29 Mart'ın Mesajı: Herkese Uyarı  - (31 Mart 2009 Salı)
Çağdaş Kıyafet: Türban Üstü Şapka  - (05 Mart 2009 Perşembe)
Farkına Vararak Birilerini Ötekileştirmek  - (29 Aralık 2008 Pazartesi)
YARGITAY'IN "ÇİFTE STANDART" KARARLARI  - (16 Aralık 2008 Salı)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
10.95 ms