Türkiye"de görünmeyen hükümet hiçbir dönemde kendisini bu denli çaresiz hissetmemişti. Bu çaresizlik tabiatiyle kendisine nefes aldıracak birtakım yeni kaos ve gerginliklerin hayata geçirilmesini de gerekli kılıyor.
İşte derindekilerin en son kaos planının “komşu bir ülkeyle gerilim” çıkarmak, bu çerçevede örneğin Yunanistan"la “Kardak” benzeri bir krize yol açmak şeklinde olduğu biçimindeki son derece isabetli tespitlere birtakım tamamlayıcı ilaveler yapmakta yarar var.
Yunan Gazetesinin İddiası Akıl Dışı
Bilindiği gibi, Yunanistan"da yayımlanan “Proto Thema” gazetesinin 1997"de Kırıkkale"deki MKE Silah Fabrikası"nda gerçekleşen patlamanın Yunan ajanlarının bir eylemi olduğu şeklindeki iddiası Türk basınında geçtiğimiz günlerde geniş yer buldu. Hatta bazı TV"ler haberin yayımlanmasının hemen ertesi günü Atina"daki askeri bir anıta yerleştirilen bombanın patlamasına dahi birtakım anlamlar yüklemeye çalıştı.
Yunanistan"da haftalık olarak yayımlanan ve marjinal sayılabilecek bir gazetenin “deli saçması” iddiası nedense o kadar ciddiye alındı ki, Milli Savunma Bakanlığı açıklama yapmak zorunda kaldı. Yunanistan"ın Türkiye"ye karşı her zaman bir aşağılık kompleksi içerisinde olduğu, Yunanlıların Türkiye"deki en ufak gelişmeleri dahi uzun uzadıya tartıştığı şeklinde bir algılamanın olduğu ülkemizde milliyetçi bir Yunan gazetesinin gülünç bir iddasının bu derece gündeme oturması ilginç.
Ulusalcı Gazete"nin Rolü Ne?
Daha da önemlisi, Başyazarı ve Ankara temsilcisi terör örgütü sanığı olan ulusalcı gazetede 11 Ocak günü “Komşunun Askeri Gücüne Dikkat” başlığıyla yayımlanan bir makalede, Yunanistan"ın askeri gücünün küçümsenmemesi gerektiği yorumu yapıldı. Kamuoyuna TSK"nın askeri gücünün Yunanistan"ınkinin kat be kat üstünde olduğunun adeta endoktrine edildiği bir ülkede ulusalcı gazetenin makalesi oldukça düşündürücüydü.
367 hukukbazlığının Sabih Kanadoğlu"nun aynı gazetede yayımlanan makalesinin ardından gündeme geldiğini, keza Sincan Hakimi Kaçmaz"ın Cumhurbaşkanı Gül"ün yargılanması gerektiğine ilişkin kararının fikri altyapısının yine Kanadoğlu"unun ilk olarak aynı ulusalcı gazetede neşrolunan bir makalesiyle oluşturulduğunu bilenler, Yunanistan"ın askeri gücüne dikkat etmemizi salık veren makalenin yabana atılmaması gerektiğini de elbette tahmin edebileceklerdir.
Yeni Bir Kriz mi Planlanıyor?
Görünen o ki, Türkiye"nin derinliklerindekiler Yunanistan"la örneğin Ege Denizi"nde ya da Doğu Akdeniz"de kontrollü bir gerilimin iç düşmanlara karşı psikolojik bir üstünlük sağlayacağının ve özellikle TSK"ya karşı yöneltilen eleştirilerin bir kenara bırakılıp halkın orduya karşı sarsılan güvenini tekrar artırmanın hesaplarını yapmaktadır.
Bu çerçevede, Ege sorunlarının esasında TSK"nın kurum olarak elinin güçlü kalması için “kullanıldığı” tezinin nesnel bir şekilde irdelenmesi gerekir.
Yunan basınında kimi zaman yapılan yorumlarda ve son olarak Mannheim Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Richter"in bir Yunan gazetesinde geçenlerde yayımlanan söyleşisinde “Ege ve Kıbrıs meselelerinin Türkiye"de Ilımlı İslamcılar ile Kemalistler arasındaki savaşın bir parçası” olduğu öne sürülmektedir.
Bu nedenle, büsbütün şaşırmamışlarsa, birtakım çevrelerin Türkiye ile Yunanistan arasında yüksek gerilimli bir kriz, bu bağlamda örneğin iki ülke savaş uçaklarının tetiklediği bir hava sahası ihlali buhranı ya da iki ülke savaş gemilerinin örneğin Doğu Akdeniz"in kime ait olduğu henüz belirlenmemiş sularında karşı karşıya gelmesi veya Türk ve Yunan sahil güvenlik botlarının Ege"de Türkiye"ye daha yakın olmakla birlikte aidiyeti bilinmeyen coğrafi formasyonlardan (adacık, kayalık) birinde karşı karşıya gelmeleri beklenebilir.
AKP hükümeti ve Dışişleri Bakanlığı böyle bir durumda inisiyatifi başkasına bıraktığı takdirde kaybedecektir.