Boykot Kuru Bir KÜRT İNADI mı?
Halkın Askere Güveni AZALIYOR
2 GÜN KALA SON ANKET?
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Mahmut KARAKÖSELİ
BÜYÜKSÜN BAYKAL!
17 Mayıs 2010 Pazartesi

Baykal Türk siyasi hayatının en becerikli, en enteresan liderlerinden birisi.

ÇOK İYİ BİR HATİP

Çok iyi bir hatip. Jest ve mimiklerinden, ses tonunu ayarlamasına kadar hitabetin bütün inceliklerini konuşmalarına yansıtıyor. Bırakın meydanları, kendisini TV"den seyredenleri bile etkiliyor. Baykal"ın insanlara yüksek gerilim veren elektrikli bir ses tonu var. Kürsüye çıkınca arkasındaki orduya “hücüm!” emri veren muktedir bir komutan edasına bürünüyor.

İnsanları harekete geçirici, tetikleyici bir tarzı var. Solcu olmayan ve Baykal"dan hazzetmeyen birisi olarak, ben bile Baykal"ı dinlediğimde gerilime geçiyor, heyecanlanıyorum; tüylerim diken diken oluyor, endişelerim artıyor. Özellikle kriz çıkarma, varolan bir küçük krizi “dünyanın en büyük krizi” gibi gösterme ve rakiplerini tehdit etme, yandaşlarını endişelendirme kabiliyetini ben başka hiçbir liderde görmedim.

İNSANLARI ETKİLİYOR

E-muhtıra döneminde ve cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaptığı her konuşma beni ülkenin geleceği adına endilşelendirmiştir. Baykal sanal bazı problemleri ve gerilimleri o hitabetiyle, ses tonuyla, vurgusuyla öyle aktarıyor ki, taraftarları ülke-Cumhuriyet-Atatürk elden gidiyor diye gayrete geliyor. Ortalama vatandaşlar ise bu ülkede bazı problemlerin çözümü konusunda ümitsizliğe kapılıyor.

Baykal eğer meydan muharabesi yöneten bir komutan olsaydı ve o muharabe bir günlük olsaydı, askerlerini çok iyi motive edip, gerilime geçirip kesin o savaşı kazanırdı. Bazı zamanlarda Baykal, ucunda ölüm-kalım olan, askerlerine son konuşmasını yapan komutan edasına bürünüyor.

Ama bu üslüp uzun bir maraton olan siyasette etkili olmayabiliyor. Seçmen Yalancı Çoban hikayesinde olduğu gibi çok önemli şeyleri anlattığınızda “hadi be ordan!” diyebiliyorlar. İnsanlar sizin bir konuyu sesinizle, vücudunuzla, mimiklerinizle nasıl konsantre olarak anlattığınıza bakıyor elbette. Ama siyasette icraatlarınıza, uzun erimde neler yaptığınıza, neler vadettiğinize ve vadettiklerinizin gerçekleşme nispetine de bakıyorlar.

HİÇ İKTİDARA GELMEDİ

Baykal, 20 yıla yakın zamandır Türkiye"nin en eski ve etkili partisinin genel başkanı. Koalisyon ortaklığı dahil hiç iktidara gelemedi. Dikkate alınır hiçbir seçim başarısı gösteremedi. Ama bütün bunlara rağmen dimdik ayakta, partisinin başında kaldı. Yılmadan, milleti gerecek, tedirgin edecek şekilde muhalefet yapabildi.

TAM BİR TAKTİSYEN

Baykal"ın son hareketi kendisini benim gözümde bir kat daha büyüttü. Uzun yıllardır seçim kazanamamasına, muhalefet ettiği herşeyin bir şekilde iktidarca yapılmasına, üstelik son zamanlarda hakkında kendisinin de ikrar ettiği bir seks kaseti çıkmasına rağmen, Baykal krizi lehine yorumlamayı başardı. İnsanların nazarını kasetten, ahlaksızlıktan, etik dışı bir davranıştan çevirmesini bildi. Bu gün kimse Baykal"ın eski özel kalemi olan bayanla on yılı aşkın ilişkisini, bu ilişki sonucu bayanın milletvekili yapılmasını, yattığı kadının kocası ile CHP ihalelerini konuşmuyor.

Ya neyi konuşuyor?

Birilerinin özel hayata saldırısını konuşuyor. Türkiye ve pek çok kimse Baykal"ı ve bu kadını değil, hatta bu tezgahı kuranı da değil, hükümeti ayıplıyor. İşte buna şapka çıkarılır. Bu kadar zor şartlar altından bile Baykal kendi hesabına bir zafer çıkarabiliyor. Öyle görnüyor ki Baykal bu başarısını, “ısrarlar sonucu!” yeniden genel başkanlığa gelmekle taçlandıracak.

İşte Türk siyasetinde asıl başarı bu! Herşeye rağmen ayakta kalmak ve koltuğu terketmemek, vazgeçilmez olabilmek!

Tuş olmuşken bile hakemin, medyanın seni muzaffer göstermesini sağlamak!

Baykal, Demirel'i Bile Geçti

Senin için açlık oruclarının tutulması, gösterilerin yapılması!
Bunlar az siyasetçiye nasip olacak şeylerden. Yılların kurt siyasetçisi Demirel"in arkasından bile bu kadar ağlayan, sızlayan, inleyen olmadı. Demirel bile Baykal kadar vazgeçilmez olamadı. Demirel dahi bu kadar olumsuzlukları zafere çevirme becerisi gösteremedi. Bu kadar dar alanda, kısa zamanda manevra yapamamıştı.

Hasılı büyüksün Baykal!  

Bugün Kılıçdaroğlu CHP kurultayında aday olduğunu ilan etti. Baykal'ın ne kadar bilgisi dahilinde bu adaylığı açıkladığı ve başka hesaplar planlar olup olmadığı bizim için meçhul. Kılıçdaroğlu da Baykal kadar olmasa da hatip, uyanık bir adam. Ama Kılıçdaroğlu"nun genel başkan olması CHP"yi mezhepçi bir algı içine sokabilecek ve daha da marjinalleştirebilecektir. Eğer Baykal"a rağmen aday oldu ise bir vuruşma olacak demektir. Bu durumda partide bir kırılma, çatlama yaşanabilir.

Yazıyı Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
INFOYA BAK
M K
KARAKOSELININ YAZISI VAR INFOD bakiniz
25 Mayıs 2010 Salı 12:23
musti
tarafsız
kılçdaroğlu genel başkan olur ama kukla bir başkan chp içindeki yaşlı kurtların elinde oyuncak olur ayrıca iktidrada gelemez iyi bir bürokrat olabilir belki ama iyi bir devlet başkanı olamaz liderlik vasfını göremiyorum kılıçdaroğlunda
21 Mayıs 2010 Cuma 23:14
Eleştiriye çık olmayanlar
Elif
Ülkemizin sorunu eleşitriye açık olmayanların olmasıdır. Ufak bir eleştiriye bile nasıl tepkiler geliyor. Hesap uzmanları ile ilgili eleştiri doğru değilse, bunu hesap uzmanları sözle değil icraatleriyle göstermeliler. Herkesi samimi bir şekilde dinlemeliler...Ancak, "Herkes=hesap uzmanı" olmamalı...!
19 Mayıs 2010 Çarşamba 21:53
dd
mete
peki kılıçdaroğlu hesap uzmanı ise tayyip erdoğan neydi kardeş? imamhatip mezunu bir insandı ? ama sen kılıçdaroplunu hesap uzmanı diye eleştiriyorsun burda dibe batmışsın:)))
19 Mayıs 2010 Çarşamba 10:23
Hesap uzmanından başbakan olmaz
Kerim
Kılıçtaroğlu Hesap uzmanı kökenli birisi imiş. Hesap uzmanından kesinlikle ama kesinlikle lider, ufuk açan bir başbakan kesinlikle çıkmaz...Hesap uzmanı belli bir kalıp insanıdır. Köklü çözümler, reformlar çok ama çok zor yapabilir......Bunu okuyan hesap uzmanları alınır ama kabul etseler de etmeselerde bunlar gerçekler....
18 Mayıs 2010 Salı 21:51
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Referandum Sürecinde Hükümetin Hataları?  - (22 Ağustos 2010 Pazar)
"HAYIR"CI DERİN CEPHE  - (19 Temmuz 2010 Pazartesi)
Türkiye KÜRT KARTINI Eline Almalı!  - (06 Temmuz 2010 Salı)
SAVAŞ ASIL KİMLER ARASINDA?  - (22 Haziran 2010 Salı)
MİT'DE REFORM FIRSATI  - (15 Haziran 2010 Salı)
Kılıçdaroğlu'na AYKIRI ÖĞÜTLER...  - (26 Mayıs 2010 Çarşamba)
CUMHUR KARŞITI CUMHURİYETÇİLER  - (01 Nisan 2010 Perşembe)
MHP Statükoya-CHP'ye Yanaşık Yürüyor  - (11 Mart 2010 Perşembe)
ABD İçin Bir Afganlının Bedeli 1500 USD  - (22 Şubat 2010 Pazartesi)
TOPLUMUN TEMEL TAŞLARI OYNATILIYOR MU?  - (11 Aralık 2009 Cuma)
Yeni Proje AKP ve CEMAATİ Kapıştırmak!  - (24 Kasım 2009 Salı)
YURTTA KAVGA CİHANDA KAVGA  - (04 Eylül 2009 Cuma)
Demokratik Açılım Süreci Sabote Edilebilir...  - (24 Ağustos 2009 Pazartesi)
ZEDELENEN Adalet Duygusu  - (06 Ağustos 2009 Perşembe)
BATI Aslına Dönüyor...  - (16 Haziran 2009 Salı)
ABD-TSK İLİŞKİLERİ VE BAŞBUĞUN ZİYARETİ  - (03 Haziran 2009 Çarşamba)
Ayakta Kalan Tek Muhalefet: YARGI  - (22 Mayıs 2009 Cuma)
TSK’YI KİM KORUYOR, KİM YIPRATIYOR?  - (11 Mayıs 2009 Pazartesi)
SEÇİMLERİN VERDİĞİ MESAJLAR...  - (30 Mart 2009 Pazartesi)
Obama ABD DERİN DEVLETİNİN Tercihi mi?  - (21 Ocak 2009 Çarşamba)
DTP Kendi Kapattırmak mı İstiyor?  - (12 Kasım 2008 Çarşamba)
Ergenekon'a KİM NASIL BAKIYOR?  - (18 Ekim 2008 Cumartesi)
PATLAMA ERGENEKON'UN MUKABELESİ Mİ?  - (29 Temmuz 2008 Salı)
ERGENEKON SEVİCİLER SOBELENİYOR…  - (18 Temmuz 2008 Cuma)
“DOKUNULAMAZ!”LARA DOKUNULDU  - (03 Temmuz 2008 Perşembe)
Vatandaş MHP'yi SOBELİYOR...  - (10 Haziran 2008 Salı)
Millet Adına MİLLET RAĞMINA  - (29 Mayıs 2008 Perşembe)
Kraliçenin Magazinleştirilen Ziyareti  - (17 Mayıs 2008 Cumartesi)
AKP KADRO PARTİSİ OLAMADI  - (06 Mayıs 2008 Salı)
Bu Kördüğümü MHP Çözebilir  - (26 Nisan 2008 Cumartesi)
AB'ye Girmek ya da 52. EYALET KALMAK  - (11 Nisan 2008 Cuma)
MHP Nerede Duruyor?  - (03 Nisan 2008 Perşembe)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.69 ms