
Doğan, 5-7 Mart 2003 tarihinde Selimiye Kışlası'ndaki seminerin kapanış konuşmasında, planın iç tehditlere yönelik olarak hazırlandığını şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor.
'Balyoz Güvenlik Harekât Planı'nın yayımlanmasının ardından Genelkurmay'dan yapılan açıklamada, 1. Ordu'nun Selimiye Kışlası'nda yapılan seminerin, 2003-2006 tatbikatları çerçevesinde, dış tehdide yönelik bir harp oyunu çalışması olduğu ileri sürüldü. Ancak bu açıklama hiç kimseyi tatmin etmedi.
Sonrasında ortaya çıkan Power Point sunumlar ve birçok belge de Genelkurmay'ı yalanladı. Çetin Doğan'ın ses kayıtları ise gerçeği bütün ayrıntılarıyla gözler önüne serdi. Dün yine Taraf'ta yayımlanan habere göre Çetin Doğan, Selimiye Kışlası'nda yapılan kapanış konuşmasında asıl tehlikenin irtica olduğunu net bir şekilde anlatıyor. İşte o konuşmadan bir bölüm:
"Arkadaşlar bu plan seminerini, 1. konjonktürel gelişmelere göre dikkatlerimizi nerelerde yoğunlaştırmamız gerektiğini ortaya koymak için yaptığımı herhalde hepiniz anlamışsınızdır. Yani buradaki Yunanistan meselesi tali bir meseledir... Söylediğimiz her söz, atacağımız her adım evvela laik demokratik cumhuriyetin korunması ve kollanılması, kollanması için olmalıdır. Laik demokratik cumhuriyetten daha üstün, bundan daha büyük tehlikemiz yok mevcut durum içerisinde..."
Öte yandan
Darbe için hazırlandığı iddia edilen “Balyoz Planı”nın oluşturulduğu dönemde 1. Ordu Komutanı olan Emekli Orgeneral Çetin Doğan, Taraf gazetesindeki ses kayıtlarının kendisine ait olduğunu, ancak bazı cümlelerin özellikle kullanılmadığını belirtti.
Doğan, bu planları dönemin Genelkurmay Başkanı olan emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün bilmemesinin de imkansız olduğunu dile getirdi.
Doğan, www.t24.com.tr internet sitesine yaptığı açıklamada, tartışılan semineri izleyen 29 general için “Kara Kuvvetleri Komutanlığı ile Genelkurmay Başkanlığı'ndan temsilciler bulunduğu” vurgusunu yaptı. 5 - 7 Mart 2003'te Selimiye Kışlası'nda yapılan seminerde “Meclis'e ve hükümete ültimatom” bölümü de içeren banda kaydedilmiş konuşmanın “kendisine ait olduğunu, ancak irticalen dile getirdiği görüşlerin bazı bölümlerinin silindiğini ve yazılmasından kaçınıldığını” söyleyen Doğan, toplantıda “kendisinin direktifiyle hazırlanan ileri tarihli en tehlikeli ve riskli senaryonun” irdelendiğini kaydetti. Seminere 29 general ile 133 subayın katıldığı bilgisinin doğru olduğunu belirten Çetin Doğan, “Belirtilen miktar içinde Genelkurmay ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan katılan personel de dahildir. Zira bu sayıda general 1. Ordu'nun organik kuruluşunda bulunmamaktadır” dedi.
Doğan, Milliyet gazetesine “İzzet-ü ikballe görevden ayrıldım. Torun kovalıyorum” diyen Özkök'e de gönderme yaparak “Sonuçlar Genelkurmay ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na doğal olarak gönderildi. Zamanın Genelkurmay Başkanı'nın bilmemesi olanaksız” dedi. Plan değişikliğinin üst komutanlarca onaylandığını, toplantıdaki konuşmaların “planların yeterliliği üzerinde odaklandığını, mevcut iktidara darbe ya da gayrimeşru müdahalenin söz konusu olmadığını” anlatan Doğan, “laik cumhuriyet ilkelerine karşı son zamanlardaki davranışlar” konulu belge için “Üst komutanlara gönderdiğim resmi yazı” ifadesini kullandı.
Doğan “Meclis ve hükümete ültimatom verilmesi” fikrini de içeren konuşmaların kendisine ait olduğunu, ancak bazı bölümlerinin yayımlanmasından kaçınıldığını ifade etti. Doğan bu iddiasına örnek olarak, “Hani bugün de gidip onu şu anda yapın diye gideceğim yok, yanlış anlamayın” sözlerinin yayımlanmamasını gösterdi.
Doğan'ın Ses Kayıtları























