TARAF Yine Bombayı Patlattı
BALYOZ'cuların YAŞ Kurnazlığı
MHP'de Flaş Oktay Vural İddiası
Türkiye'yi Sarsacak O Görüntüler
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Yunanistan BATMANIN EŞİĞİNDE
Bülent ERDEM
Türkiye'nin komşusu Yunanistan iflasın eşiğine geldi. Yeni seçilen Papandreu ülkeyi düzeltmek için 4 yıl istiyor. Peki Yunanistan bu duruma nasıl geldi? Ve çözüm?
18 Aralık 2009

Ortadoğu'nun yükselen yıldızı Dubai'deki krizin ateşi Abu Dabi'den gelen 10 Milyar ABD Doları tutarındaki yardım paketi ile düşürülmüşken bu defa komşumuz Yunanistan'dan kötü haberler gelmeye başladı.

7 Aralık'ta kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poors Yunanistan'ın A- olan kredi notunu negatif izlemeye aldığını açıkladı.

Geçen hafta başında Türkiye'nin kredi notunu yükselten Fitch ise Yunanistan'ı uyarmakla kalmadı; kredi notunu A-'den BBB+'ya düşürdü.

KREDİ NOTU HIZLA DÜŞÜYOR

Fitch, Ekim ayında ülkenin notunu bir puan düşürmüş, hükümetin, 2009 yılı bütçe açığının GSYİH'nin yüzde 12'sini aşacağını açıklamasının ardından kredi notunu daha da düşürebileceğini açıklamıştı.

Bu boyuttaki bir bütçe açığı, zaten GSYİH'nin yüzde 113'üne eşit olan borç stokunun daha da artacağını göstermektedir.

S&P ve Fitch'nin bu kararları aslında, içinden geçtiğimiz global krizde kredi notlarını güncellemekte oldukça geciken ve eleştiri oklarından kaçamayan kredi derecelendirme kuruluşlarının bu defa erken davrandığını gösteriyor.

300 milyar Avro'ya yaklaşan borçları, Yunanistan'ı kredi notu en düşük Euro bölgesi üyesi durumuna düşürdü. Yüzde 9 olan Bütçe Açığı/GSYİH oranı hedefi tutturulamadı ve yüzde 12.7 gibi bir borç oranı ile karşı karşıya kalındı.

Önümüzdeki yıl borç /GSYİH oranının yüzde 125'lere çıkacağı tahmin ediliyor. Öte yandan bütçe açığının yanında Yunanistan'ın cari açığı da artmaya devam ediyor. Bu "ikiz açık" problemi Yunanistan'ın hem iç finansman hem dış finansman yönüyle tehlikeli bölgelerde olduğunu gösteriyor.

YUNANİSTAN BORÇ BATAĞI İÇİNDE

Başbakan Yorgo Papandreu yaptığı açıklamada ülkesinin borç batağı içinde olduğunu açıkladı.

Ekim ayında seçilen yeni hükümet yüzde 12.7 olan bütçe açığı/GSYİH oranını önümüzdeki yıl yüzde 9'a çekmeyi hedefliyor. Bu yönde kapsamlı bir plan hazırlığı içinde olan hükümet, vergi kaçakçılığının asgariye indirilmesi, yerli ve yabancı yatırımların teşviki, kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesi ve kamu harcamalarının kısılması gibi tedbirleri uygulamaya koymaya hazırlanıyor.

YA DEĞİŞECEĞİZ YA BATACAĞIZ

Başbakan Yorgo Papandreu, yaptığı açıklamada "önümüzdeki üç ay içerisinde onlarca yıldır yapılamayanları yapmak üzere kararlarımızı alacağız." dedi ve "ya değişeceğiz ya da batacağız" diyerek sıkıntının boyutunu gözler önüne serdi.

Kamu maliyesindeki olumsuz tabloya rağmen 2010 yılında kamu çalışanlarının ücretlerinin reel olarak artacağını açıklayan Papandreu'nun, "ücretleri düşürmek ve bazı göstergeleri değiştirmek çok olay, ancak bizim yapacağımız uzun vadeli tedbirlerle kamu maliyesinde iyileştirmeler yapmak" şeklindeki açıklaması yeni iktidara gelen hükümetin populist bir politikası olarak değerlendiriliyor.

ÜLKE KÖTÜ YÖNETİLMİŞ

Ülkenin bu duruma düşmesinde, kötü yönetimin etkisi büyük. 11 Aralık'ta AB liderlerine hitaben yaptığı bir açıklamada Papandreu, Yunanistan'da yolsuzlukların yaygın bir hal aldığını, kamu alımları dahil bürokraside yolsuzluğun yayıldığını, temel problemlerinin sistematik yolsuzluk olduğunu ve bununla mücadele edeceklerini ifade etmişti. Bu durum bize 2001 krizini yaşayan Türkiye'deki hortumlamalar ve yolsuzlukları hatırlattı.

Yunanistan Maastricht Kriterlerini Tutturamıyor 

Kamu maliyesindeki bu tablo, Yunanistan'ın Maastricht kriterlerini sağlamasının yıllar alacağını gösteriyor. Maastricht kriterlerine göre, üye ülkenin devlet borçlarının GSYİH'ye oranı yüzde 60'ı ve bütçe açığının GSYİH'ye oranı da yüzde 3'ü geçmemeli. Bu kriterler AB üyesi komşumuz Yunanistan'ın Maastricht kriterlerinin çok uzağında olduğunu gözler önüne seriyor. Üyelik müzakereleri devam eden Türkiye'de ise devlet borcu/GSYİH oranı yüzde 48, bütçe açığı/GSYİH oranı ise yüzde 6 seviyelerinde.

Salt AB üyesi olması, borç batağındaki Yunanistan'ın krizden birlik fonları ile çıkacağı anlamına gelmiyor. Çünkü zor durumdaki üye ülkelere otomatik olarak müdahale edilmesine yönelik bir mekanizma yok. Ancak üye ülkeler kendi aralarında bir birbine yardımda bulunabilmektedir. AB Merkez Bankası (ECB) da bu konu karşısında zor bir durumda. ECB, kuralların gevşetilmesi durumunda daha fazla ülkede mali gevşekliğin teşvik edileceği gerekçesiyle Yunanistan için özel bir tedbir alınmaması gerektiğini düşünüyor.

İSPANYA'DA SINIRDA

Yunanistan, finansal sıkıntı yaşanması beklenen tek birlik ülkesi de değil. S&P, İspanya'nın AA+ olan kredi notunun görünümünü durağandan negatife düşürdü. Bu genelde önümüzdeki iki yıl içinde bir kredi notu düşüşünün yaşanacağını göstermektedir. Kriz sürecinde yaşanan bu tehditler iyi yönetilebilirse birer fırsata dönüşebilir. Örneğin Yunanistan'ın, Tıpkı Türkiye'nin 2001 krizinden sonra kararlılıkla yaptığı yapısal reformlarla daha güçlü bir ekonomiye kavuştuğu gibi, üzerinde çalıştığı reform paketini hayata geçirmesi ve takipçisi olması durumunda krizden güçlenerek çıkması beklenebilir. Ancak bunun zaman alacağı kesin. Papandreu, yaptığı açıklamada reformlar için 4 yıllık uzun bir süre istedi.

Euro bölgesinde bunlar olurken, atlantiğin ötesinden de bir kredi notu düşürme haberi geldi. S&P, Meksika'nın kredi notunu bir puan düşürdü.

23 Kasım'da da Fitch Meksika'nın notunu bir puan düşürmüştü. Meksika da tıpkı Yunanistan gibi, kriz sürecinde artan bütçe açıkları ile karşı karşıya. Özellikle krizden önce 100 ABD Dolarını geçen petrol fiyatlarının düşmesi sonucunda petrol gelirlerindeki azalma bütçe üzerinde baskı oluşturuyor. Petrol gelirleri, Meksika bütçe gelirlerinin yüzde 38'ini oluşturuyor. ABD kaynaklı resesyon sürecinde Meksika'nın ihracatının yüzde 80'ini yaptığı ABD'deki talep azalması da dış ticaret dengesini olumsuz etkiliyor. 2009 bütçe açığının GSYİH'nin yüzde 2.8'ini bulması bekleniyor. Bu oran 1989'dan bu yana yaşanan en büyük açığa işaret ediyor.

Dubai, Yunanistan, Meksika derken krizin etkileri hissedilmeye devam ediyor. Kriz sürecinde bütçe açıklarına yol açan genişletici maliye politikalarının faydalı olduğu ileri sürülse de krizden çıkış sürecinde faiz ve enflasyon seviyesi üzerinde olumsuz etkileri olacağa benziyor. Şimdiden düşürülmeye başlayan ülke kredi notları bunun ilk işaretleri.

Bülent ERDEM

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
imla
sosyaldemokrat
geçenlerde radikal gazetesinde çıkan hatayı iğnelemiştiniz :) iyi yapmışsınız.
bende sizi iğneleyeyim :) ".... EŞİNDE" değil "....... EŞİĞİNDE"
23 Aralık 2009 Çarşamba 11:01
hemen sevinme
olcay
dun milliyet gazetesi yazari gungor uras soyle bi baslik atti "Yunanistan’ın arkasında ‘kapı gibi’ AB var". avrupalilar gercekten simarik cocuklari yunanlilari kirmaz.
18 Aralık 2009 Cuma 15:59
EH TARİH TEKERRÜRDEN İBARETTİR
aslı doğan
Türk milletiyel ğrşanın sonu pek hayırlı olmaz
17 Aralık 2009 Perşembe 15:23
Ekonomi
Bütçe Açığında Kaynakların Tahsisi  - Ahmet BİLEN  (10 Haziran 2010)
Enerjide Alternatif Finansman Modelleri  - Gökhan HANCI  (19 Mayıs 2010)
IMF Suyuyla Değirmen Dönmez  - Dr. Kerim ŞAHİN  (04 Mayıs 2010)
Kamuda Mil Puan Uygulaması  - Zeki ARSLAN  (19 Nisan 2010)
'Mali Kural Ne Gibi Faydalar Getiriyor?  - Burak SARNIK  (25 Mart 2010)
Hedging ve Vadeli İşlem Piyasaları  - Burhan YİĞİTOĞLU  (21 Mart 2010)
Petrol Fiyatları Neden Oynak?  - Erdal GÜMÜŞ  (15 Mart 2010)
Bankacılık Sektörünün Genel Analizi  - Egemen ULUĞTÜRK  (10 Mart 2010)
Türkiye Bankacılıkta Nereden Nereye?  - Bülent ERDEM  (01 Mart 2010)
FOREX Piyasasında Neler Oluyor?  - Bülent Erdem  (05 Şubat 2010)
Yap-İşlet-Devret Modeli'nin Avantajı ve Dezavantajı  - Kıvanç DUYAR  (04 Şubat 2010)
2010'da Altının Seyri Nasıl Olacak?  - Bülent ERDEM  (01 Şubat 2010)
Moody's'in Not Yükseltme Nedeni?  - Bülent ERDEM  (15 Ocak 2010)
Yeni Çek Kanunu Ateşten Gömlek mi?  - Bülent ERDEM  (13 Ocak 2010)
Yeni Bir Finansal Araç: VARANT  - Bülent ERDEM  (07 Ocak 2010)
Gelişmekte Olan Ekonomilerde Bankacılık Krizileri  - M. Necat ÇOŞKUN  (29 Aralık 2009)
Liberalizmin Temel İlkeleri Nelerdir?  - Halis ÇETİN  (29 Aralık 2009)
Türkiye'de Özelleştirme Düzenlemeleri  - Hayrettin AFŞAR  (29 Aralık 2009)
Türkiye'nin Dünden Bügüne Dış Borçları?  - Tülay EVGİN  (29 Aralık 2009)
DPT'ye İhtiyaç Var mı?  - Alkan SOYAK  (29 Aralık 2009)
Dubai Krizinin Perde Arkası?  - Bülent ERDEM  (18 Aralık 2009)
Yunanistan BATMANIN EŞİĞİNDE  - Bülent ERDEM  (18 Aralık 2009)
IMF'nin Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi Nedir?  - Özgür ÖZTÜRK  (03 Kasım 2009)
Ekonomi Kötüden Betere Gidiyor  - Yrd. Doç. Dr. Cemal Fedayi  (28 Ekim 2009)
Türkiye'de Finansal Serbestleşme  - Yılmaz ENGİN  (27 Ekim 2009)
Su Potansiyelimizi İyi Yönetmek  - Göksel Uysal  (08 Ekim 2009)
Bölgesel Kalkınmada 'Yerel Merkezileşme' Planı  - Ramazan ÇAĞLAR  (10 Eylül 2009)
Ben Merkezli Bir Ekonomik Kriz Tablosu  - Mehmet Yaşar İNCESU  (22 Haziran 2009)
Demiryolları Mantıklı Yatırımlar mıdır?  - Deniz DOĞAN  (17 Haziran 2009)
Krize Çare: Kısa Çalışma Ödeneği  - Ekrem TAŞBAŞI  (11 Haziran 2009)
Gelir Dağılımı Adaleti Denilen Adaletsiz Kavram  - Gökhan HANCI  (21 Mayıs 2009)
Toplumun Vergi Ahlakı Kazanmasında Devletin Rolü  - Selim ÖZLER  (12 Mayıs 2009)
Türkiye Ekonomisi ve Değişen KOSGEB  - Aziz ORHAN  (05 Mayıs 2009)
MORTGAGE SİSTEMİ ve TÜRKİYE  - Cemil KANDAROĞLU  (04 Mayıs 2009)
Sömürgeciliğin Modernizasyonu: MARSHALL PLANI  - Suat GÜZEL  (22 Nisan 2009)
Vergi Reformlarına Tersten Bakış  - Yalçın EROL  (31 Mart 2009)
Ülkemizde Faktoring Sektörünün Sorunları  - Gökhan Hancı  (25 Mart 2009)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.56 ms