Öcalan ve PKK: NAMAZ TİYATRODUR
İSTATİSTİKLER EVET DİYOR AMA?
HAMDİ YAVER AKTAN'TAN İTİRAF
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rusya-NATO Gerilimi ve Yeni Alternatif
Hasan Arif KASIMOĞLU
Soğuk Savaş'tan sonra misyonu tartışılan NATO 1990'larda birçok bölgesel krizde önemli roller aldı. 11 Eylül saldırılarından sonra küresel terörizmle mücadeleyi kendine amaç edinen NATO, halen SSCB'nin veliahdı Rusya ile kritik bir süreç yaşam
25 Mart 2009

Rusya- NATO Gerilimi ve Yeni Alternatif

Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra misyonu tartışılan NATO 1990'larda birçok bölgesel krizde önemli roller aldı. 11 Eylül saldırılarından sonra küresel terörizmle mücadeleyi kendine amaç edinen NATO, halen SSCB'nin veliahdı Rusya ile kritik bir süreç yaşamakta ve Ağustos'taki Kafkasya krizi ile bu süreç daha da sorunlu hale gelmiştir.

Rusya ile NATO arasında bugün, eskiden olduğu gibi temel bazı sorunlar bulunmaktadır. Bunlardan Ukrayna ve Gürcistan'ın İttifaka üyeliği ve ABD'nin Avrupa'ya yerleştirmek istediği Hava Savunma Sistemleri kritik anlaşmazlıklardan sadece ikisidir.

Brüksel, Ağustos'taki Kafkasya krizinden sonra Rusya ile ilişkilerin dondurulması ancak tamamen koparılmamasını düşünürken; Rusya Ağustos 2008 olaylarının bundan sonraki ilişkilerde muhakkak göz önünde tutulacağını ve NATO'nun bu olaylarda Saakaşvili rejimini desteklediğini, bununla da Rusya ile NATO arasında imzalanmış olan Roma Deklerasyonu'nu göz ardı ettiğini vurgulamıştır. Roma Deklerasyonu'na göre karşılıklı çıkarların göz önünde tutulması gerektiği, sadece bir tarafın çıkarlarının gözetilmesinin ilişkilerin devamını imkânsız hale getireceği vurgulanmıştır. Rusya, Kuzey alyansının bundan sonraki ilişkilerin ve işbirliğinin dondurulması konusunda ortak bir fikrinin bulunmadığını savunmakta, ilişkilerin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için Kafkasya'da gelişen Ağustos olaylarının tartışılması gerektiğini vurgulamaktadır. Rusya-NATO anlaşmasına imza atan yirmi yedi ülkenin tamamı milli çıkarlarını düşünerek bu tartışmadan uzak durmaya çalışmaktadır.

Ukrayna ve Gürcistan'ın NATO'ya üyelik süreçleri ise başlı başına bir çatışma alanıdır. Özellikle ABD bu iki ülkenin İttifaka üyelik sürelerini hızlandırmaya çalışırken birçok NATO üyesi Ukrayna ve Gürcistan'ın daha yolun başında olduğunu, yapması gereken birçok çalışma olduğunu düşünmekte ve bu ülkelerin alyansa katılımlarına henüz sıcak bakmamaktadırlar. Moskova, Gürcistan ve Ukrayna'nın yapay yollarla alyansa üye yapılmak istendiğini, ayrıca Ukrayna halkının da buna karşı olduğunu; netice itibariyle Ukrayna ve Gürcistan'ın İttifaka üye olmasının Rusya-NATO ilişkilerini tehlikeye atacağını öne sürmektedir.

Diğer tartışmalı bir konu ise hava savunma sistemleridir. Brüksel son dönemde Avrupa'da yeni füze sistemlerinin oluşturulması için çaba sarf etmektedir. Özellikle Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nin tutumları ise oldukça dikkat çekmektedir ki bu iki ülke de ABD füze kalkanlarının kendi ülkelerine yerleştirilmesini istemektedir. NATO Dışişleri Bakanları toplantısında hava savunma sistemleri konusunda Rusya ile ortak hareket etme kararı çıksa da Kafkasya'daki olaylardan sonra diğer meselelerde olduğu gibi bu konuda da görüşmeler durdurulmuştur.

Rusya ve NATO arasında bu tarz sorunlar baş gösterirken Rusya Soğuk Savaş'taki iki kutuplu modeli geri getirecek yeni bir projeye de öncülük etmektedir. Rusya eski SSCB ülkeleri ile birlikte Ortak Güvenlik Anlaşması Örgütü (OGAÖ) zirvesinde “Acil Müdahale Gücü” oluşturulması kararına varmıştır. Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, Acil Müdahale Gücü'nün oluşturulması kararının uzun müzakereler sonunda alındığını ve bu gücün mevcut tüm tehditlere karşı olduğunu ifade etmiştir.

Rusya uzun yıllardır çevresindeki eski SSCB ülkelerine karşılıksız yardım yapmaktadır ve ABD'nin özellikle Afganistan'a müdahalesi ve bölgede gittikçe artan etkisinden dolayı rahatsızlığını çeşitli vesilelerle birçok kez dile getirmiştir. Kırgızistan'ın ABD ordusunun Gansi üssünden 6 ay içinde çıkmasını istemesinin de Rusya'nın baskısı ve yaptığı mali yardımlarla gerçekleştiği vurgulanmaktadır. Özellikle NATO'nun son Kafkasya olaylarındaki tutumu ve ABD'nin Afganistan ve Pakistan üzerinden bölgede faaliyetlerini arttırması Rusya'nın derhal bu tarzda bir birlikteliği gerçekleştirmesini ateşlemiş olabilir. Söz konusu müdahale gücünde yaklaşık 15 bin askerin görev alacağı planlanırken anlaşmaya imza koyan Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan ve Ermenistan'ın yanı sıra Moldova, Moğolistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerin de bu birliğe dahil edilmesine çalışılması gerektiği vurgulanmıştır. Fakat bu durum Türkmenistan ve Azerbaycan için pek de geçerli olmayacaktır. Çünkü Azerbaycan da Gürcistan gibi ABD hattında yer almakta ve Batı kanadına daha yakın durmaktadır. Türkmenistan'ın ise bağımsızlıkla bir tuttuğu tarafsızlık statüsünü henüz kendini ispatlayamamış böyle bir yapı için tehlikeye atacağını düşünmek hiç de yerinde olmayacaktır.

Rusya'nın NATO'ya alternatif olarak yorumladığı bu birlikteliğin daha önceleri kağıt üzerinde bulunduğu ancak bölgedeki yüksek çatışma potansiyeli dikkate alınarak yeni bir işbirliği seviyesine geçildiği belirtilmekte olup; ayrıca Rusya'nın ABD'yi bölgeden çıkartmak ve etkisini azaltmak için böyle bir stratejiye başvurduğu düşünülmektedir. Acil müdahale gücünün oluşturulmasının temelinde Şanghay İşbirliği Örgütü içinde bir askeri güç oluşturma amacının güdüldüğü varsayılmakta ve bölgedeki şartlara göre OGAÖ'nün bu gücü genişletmesi planlanmaktadır.

Sonuç olarak, 1990'larda adı konulamayan dünya düzeni 2001'le yeni bir şekil almış ve özellikle son dönemde farklı değerlendirme ve nitelendirmelere maruz kalmıştır. Özellikle bölgesel çatışmaların yoğunlaştığı 1990'ların yerini gitgide Soğuk Savaş'takine benzer bir yapıya bıraktığına ve yeni askeri, kültürel ve sosyal bloklaşmalara şahit olmaktayız. Rusya ve NATO arasındaki gerginliği ve Rusya'nın bölgedeki yeni açılımlarını sanırım bu nokta-i nazardan mütalaa etmek oldukça yerinde bir değerlendirme olacaktır.

Hasan Arif KASIMOĞLU

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Dış Politika
Rusya Kafkasyada Denge Arayışında  - Göktürk Tüysüzoğlu  (17 Ağustos 2010)
Osmanlı Parçalandı, Sırada Türkiye mi Var?  - Dr. Mahmut AKPINAR  (20 Temmuz 2010)
Türkiye, Nijerya'nın Farkına Vardı  - Göktürk Tüysüzoğlu  (16 Temmuz 2010)
İki Farklı Ülke, İki Farklı Seçim  - Göktürk Tüysüzoğlu  (09 Temmuz 2010)
AKP Dış Politikada Türki Değil HAMAS'i  - Dr. Mahmut AKPINAR  (17 Haziran 2010)
Aytmatov'un Hayali Gerçek mi Oluyor?  - Ayfer IŞIK AKSU  (24 Mayıs 2010)
İngiltere'de İktidar El Değiştiriyor  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (12 Mayıs 2010)
Kıbrıs Seçimleri: Kıbrıs Şerit Değiştirdi  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (22 Nisan 2010)
Çin'in Büyük Yürüyüşü ve Afrika  - Mehmet BALYAN  (16 Mart 2010)
Irak Seçimlerini Nasıl Okumalı?  - Göktürk Tüysüzoğlu  (10 Mart 2010)
Türk Dış Politikasının 87 Yıllık Analizi  - Prof. Dr. İdris BAL  (22 Şubat 2010)
Osmanlı Sarayı'ndaki Casus?  - Handan Acar Yıldız  (17 Şubat 2010)
KIZILDENİZ Satrancı ve YEMEN  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (12 Şubat 2010)
AKP Kendine de 'One Minute' Dedi  -  (05 Şubat 2010)
Dış Politikanın Ekseni Nereye Kayıyor?  - Sevgi AKARÇEŞME  (04 Şubat 2010)
Orta Asya'da Çin Etkinliği ve Küresel Oyun  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (05 Ocak 2010)
Asırlık Sorunun Çözümünde Bu Resim Etkili mi?  - Serhat TAŞKIN  (28 Aralık 2009)
Su Savaşları ve Türkiye'nin Su Politikaları  - Halil DAĞ  (25 Aralık 2009)
Kurgusal Düşmanlıktan Gerçek Dostluğa  - Turgay ÇARMAK  (14 Aralık 2009)
Türkiye'nin Yükselişi Batıya, İsrail'e Bir Tehdit mi?  - Dr. Mahmut AKPINAR  (04 Aralık 2009)
İkinci Kez Keşfedilen Kıta ve 'Ümit' Burnu  - Handan Acar YILDIZ  (23 Kasım 2009)
Obama'ya Birinci Yıldönümü Armağanı  - İlhan TANIR  (17 Kasım 2009)
İran Açılımı'na Doğru mu?  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (12 Kasım 2009)
Türkiye Global Güç Olabilir mi?  - Dr. Mahmut AKPINAR  (29 Eylül 2009)
Putin'in Türkiye Ziyaretinin Şifreleri  - Göktürk Tüysüzoğlu  (11 Ağustos 2009)
Kuzey Irak Seçimlerini Nasıl Okumalı?  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (28 Temmuz 2009)
Obama'dan Moskova'ya Merhaba  - Mehmet Murad  (06 Temmuz 2009)
Pakistan'da Taliban'ın Ayak Sesleri Duyuluyor  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (25 Mayıs 2009)
BELUCİSTAN SORUNU  - Göktürk Tüysüzoğlu  (12 Mayıs 2009)
Artıları ve Eksileri ile Obama Gezisi  - Göktürk TÜYSÜZOĞLU  (13 Nisan 2009)
Rusya-NATO Gerilimi ve Yeni Alternatif  - Hasan Arif KASIMOĞLU  (25 Mart 2009)
29 Ocak 2009 : Davos’ta Yeni Ruh  - Ahmet Yiğit TAN  (23 Şubat 2009)
DAVOS SORU(N)LARI ÜZERİNE BİR MONOLOG  - Göksel AKINCI  (05 Şubat 2009)
TÜRKİYE KIBRIS'TA NASIL KAZANÇLI ÇIKAR?  - EMİN YILMAZ  (25 Kasım 2008)
Rujlu Nükteli ABD Seçimleri  - Engin AKÇAY  (17 Eylül 2008)
ABD, ADAMLARINI BİRER BİRER SATIYOR! PEKİ AMA KİME?  - Eşref KAMİL  (25 Ağustos 2008)
Tek Amaç AKP'yi Kapatmak mı?  - Eşref KAMİL  (12 Mayıs 2008)
AB Üyeliği 2023'ten Önce Hayal!  - Hüseyin BAĞCI  (30 Nisan 2008)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
8.94 ms