
SİYAH İNCİ: PETROL
Petrol, hem üretim hem tüketim açısından bir ülke için büyük öneme sahiptir. Dünyada günlük ortalama 85 milyon varil petrol kullanılmaktadır ve petrolün varil fiyatını 70 dolar varsayarsak bu rakam yaklaşık olarak günlük 6 milyar dolarlık bir tüketim demektir.
Petrol dünyada en büyük piyasaya sahip olan emtiadır fakat özellikle son 10 yıl içinde, piyasa derinliğine rağmen fiyatlarında büyük dalgalanmalar görülmektedir. Bu özellikleri ile savaşlar çıkmasına sebep olmuş, milletlerin kaderini etkilemiştir. Belki de bu yüzden Ortadoğu Coğrafyası bir çok savaşa tanıklık etmiştir. Dolayısıyla petrol fiyatlarını seyri ekonomi için her zaman önemli omuştur.
Geçmişten Günümüze Petrol Fiyatları
Son üç yıl içinde ciddi şekilde dalgalanan petrol fiyatlarında benzer hareketler daha önce de görülmüştür.
Fiyatlar İkinci Dünya Savaşı sonrasından 1970 başlarına kadar kademeli ve enflasyonla uyumlu bir şekilde 1,5 dolardan 3,5 dolara kadar yükselmiştir. Bu fiyatlar enflasyona göre uyarlandığında ise petrol fiyatlarının 17 ila 24 dolar arasında yatay bir seyir izlediği görülmektedir.
Bu dönemde petrol fiyatlarının yatay bir seyir izlemesinin başlıca sebebi arz ve talepteki artışın dengeli oluşudur. Petrol fiyatlarındaki ilk ciddi yükseliş 1973 yılında olmuştur. Ekim ayında İsrail ile Suriye ve Mısır arasında çıkan savaş sonrasında, Arap ülkeleri savaşta İsraile destek veren ülkelere ambargo uygulamışlardır. Bu ambargo sonucu petrol fiyatları 1974 sonunda 20 dolara kadar yükselmiştir. Enflasyona göre uyarlanmış fiyatlar ise 40 doları geçmiştir. Fiyatlar sonraki süreçte tekrar düşüşe geçmemiş ve 4 yıl boyunca yükseldiği seviyeyi korumuştur.
1979 yılında ise İran devrimi ile birlikte İran'ın üretimi 8 aylığına 2,5 milyon varil civarında düşmüştür. Devrimin ardında üretim tekrar toparlansa da eylül 1980'de Irak'ın İran'a saldırması ile birlikte iki ülkenin toplam üretiminde 6 milyon varilik bir düşüş gerçekleşmiş ve petrol fiyatları tırmanışa geçmiştir. Petrol cari fiyatlarla 40 dolara kadar yükselirken uyarlanmış fiyatlar 100 doları geçmiştir.
Savaştan sonra kademeli bir şekilde azalan petrol fiyatları 1986'dan 2000'lere kadar 20-25 dolar bandında hareket etmiştir. 1990 yılında Irak'ın Kuveyt'i petrol üretim kotalarını aşmak ile suçlayarak işgal etmesi sonucu fiyatlar ani bir yükselişe geçse de savaşın fiyatlar üzerindeki etkisi kısa süreli olmuştur.
2000 sonrası
2000'lerden sonra ise petrol fiyatlarında sürekli bir artış gözlenmektedir. 2008 yılında 140 dolara kadar çıkan fiyatlar küresel krizin etkisiyle tekrar 40 dolara kadar düşmüşse de OPEC'in arz kesintisine gitmesi sonucu tekrar 70 dolara kadar çıkmıştır ve 5 aydır da 70-80 dolar bandında hareket etmektedir.
Fakat 2000'lerden sonraki fiyat hareketlerini açıklamak önceki dönemler kadar kolay değildir. Gelişen finansal piyasalar ile birlikte petrole dayalı finansal enstrümanlar ve bunların türev ürünleri oluşurken, petrol fiyatlarındaki değişimleri açıklamak zorlaşmıştır.
2000 sonrası dönemde petrol fiyatları artarken her artıştan sonra bunun spekülatif ve geçici bir artış olduğuna dair yorumlar yapılmış fakat artışlar hiç bir zaman geçici olmamıştır. Taki 2008 Haziranına kadar. Bu konuda Krugman şunları söylemektedir. Bir emtia üretildikten sonra ya tüketilir, ya stoklanır. Dolayısıyla finansal yatırımcıların türev enstrümanlar üzerinden hareketleri ne doğrultuda olursa olsun temel göstergeler üretim, tüketim ve stok miktarlarıdır. Spekülatif amaçlı sermaye petrol piyasasına yöneliyorsa stok miktarlarının artması gerekir. Halbuki stok miktarlarında ciddi değişimler gözlenmemektedir. Dolayısıyla gerçekleşen fiyat artışları arz-talep dengesinden kaynaklanmaktadır. Krugman'ın bu görüşleri çok değerli olmakla birlikte şu şekilde karşı çıkılabilir. Ya, spekülatif sermayenin varlığı arz- talep eğrilerinin pozisyonlarını değiştiriyorsa...
Finansal piyasalardaki petrol talebini inceleyecek olduğumuzda görürüz ki, en temel verilerden biri CFTC'ın (Commodity Futures Trading Commission) açıkladığı ticari ve ticari olmayan kişilerin long ve short pozisyonlarına dair veridir. Dolayısıyla spekülatif sermayenin petrol talebi ticari olmayan yatırımcının net long pozisyonu şeklinde hesaplanabilir. Hatta bu hesaplama yapılırken opsiyonlar da hesaplamaya dahil edilebilir. Zaten verilere baktığımızda da ticari olmayan yatırımcıların net long pozisyonları ile petrol fiyatlarının parelel bir seyir izlediği görülmektedir. Fakat buradaki temel sorun nedensellik sorunudur. Yani finansal piyasalarda petrole olan talep mi fiyatları yükseltti yoksa fiyatlar yükseldiği için mi petrole olan talep arttı.
Piyasa temellerinin fiyatlara olan etkilerini incelediğimizde ise başka bir sorunla karşılaşırız. Arz-talep verisinin kalitesi. Dünya çapında bir pazarı olan petrolün fiyatlamasının yapılabilmesi için Dünya arz- talep verilerine ihtiyaç vardır; fakat Dünya arz- talep verilerini aylık olan yayınlayan kuruluşlar bile yayınladığı bir ayın verisini o aydan 3-4 ay sonrasına kadar ciddi şekilde güncelleyebilmektedir. Dolayısıyla ilk açıklanan rakamların güvenilirliği tartışmalıdır.
Amerikan Enerji Bakanlığı ise her çarşamba bir önceki haftanın stok verilerini açıklamaktadır. Bu veri sadece Amerikaya ait olmasına rağmen hem haftalık oluşu hem çok kısa bir süre içerisinde açıklanması gibi sebeplerden ötürü piyasanın temel göstergeleri arasında petrol fiyatlarını en çok etkileyen veridir. Diğer bir sorun ise ilişkilerin zaman içinde değişiyor olmasıdır. Temel göstergelerle petrol fiyatları arasında bir ilişki yakalamak için yapılacak herhangi bir çalışmada karşılaşılacak sorun şudur. Kullanılan temel gösterge fiyatları bazen etkileyecek, bazen, belki de finansal piyasaların etkisiyle, etkilemeyecektir.
Şüphesiz petrol fiyatları hem arz-talep gelişmelerinden, hem de finansal piyasaların petrol talebinden etkilenmektedir fakat bu etkilerin büyüklüğü ya da zaman için de nasıl değiştiği henüz bir soru işareti olarak literatürdeki yerini korumaktadır.
Erdal GÜMÜŞ























