
MHP'de içindeki iç çatışmayı yazan Şamil Tayyar'a göre MHP'de iki grup var.
Birinci Grup; gençleri Ergenekon'un dümen suyuna sokmayan, sokaklara dökmeyen, bilimsel araştırmalara önem veren ve politikaları toplumun hassasiyetleriyle uyumlu hale getirmeye çalışan bir Devlet Bahçeli ve ekibi...
İkinci grup ise gençleri Ergenekon'un neferi haline getirmeye çalışan, sokakları kan gölüne çevirmek isteyen, bilime değil efsaneye inanan ve politikaları toplumsal çatışma eksenine oturtma gayretindeki Şaman ruhlu derin devletin uzantıları...
İkinci grup, Bahçeli'yi etkilemeye çalışıyor. İşte Tayyar'ın bugünkü yazısının ilgili bölümü;
Bahçeli'yi tasfiye planı
Devlet Beyi etkilemeye çalışıyorlar. Onlara göre; CHP ile koalisyon kurulmalı, CHP'li vekiller gibi Silivri'deki duruşmalara katılarak sanıklara destek verilmeli, gençler sokaklara dökülmeli, başörtüsü ve katsayı probleminin çözümü laikliğe aykırı olduğu için görmezlikten gelinmeli...
İkinci grubun zaferi, birinci grubun tasfiyesinden geçiyor. MHP oylarındaki artış, tasfiye planını zora sokuyor. Ne zaman oylar tırmanışa geçse, provokasyon başlıyor. MHP oyları düşmeli ki, Bahçeli daha kolay devrilebilsin!
Malum, neredeyse tüm kamuoyu yoklamalarında MHP oylarında artış var. Andy-ar Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin anketinde MHP, CHP'nin de önünde, ikinci parti konumunda.
Böyle bir gelişme CHP'yi de tedirgin ediyor.
Düşünün, ilk seçimde başarısını AK Parti oylarındaki azalmaya endekslemiş Baykal, üçüncü parti çıkarsa kendini nasıl savunabilir?
Nitekim, mecliste yumruklar konuşurken CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk'ün ellerini ovuşturarak “Yiyin birbirinizi oh, yiyin birbirinizi” diye iştahla bağırması, böyle bir riskin izdüşümüdür.
AK Parti Isparta Milletvekili Sait Dilek'in “Çok ayıp, yazıklar olsun sana” diye bağırarak tepki gösterdiği anda CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl'ün yanlışın farkına varıp “Ne yapıyorsun, geç arkaya” şeklinde arkadaşına kızması dikkat çekicidir.























