Sakık'tan 12 Yıl Sonra ŞOK İTİRAF
KAYIK EKSEN YERİNE OTURDU
Gizli Tanık HSYK Üyesiyle Görüştü
Baykal CHP'de Kimleri Gönderiyor
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Gül'ün Paşaya Başörtü Cevabı
“Yerinde olsam, karının örtüsünü çıkarırım” diyen Kılınç'a, Gül'ün “Kendi kararı” diye cevap vermesini eleştiren Yıldıray Oğur'a Köşk'ten yanıt geldi: Hak ettiği cevap verildi...
05 Şubat 2010 / 17:20

Yıldıray Oğur/Taraf

Eşi Emine Erdoğan'ın üç yıl önce GATA'ya alınmamasıyla ilgili tartışmalar üzerine Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Yaşadıklarımızı anlatsam ülke bunu kaldıramaz” demişti. Bu söz üzerine önceki gün Taraf'ta yazdığım “Sivil diktatörlerin eşleri nerelere giremez” başlıklı yazıda Başbakan'a anlatamayacağınız şeylerden biri bu olabilir mi diye sormuş ve Mustafa Balbay günlüklerinde 2002'de dönemin Başbakanı Abdullah Gül ile dönemin MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılınç arasında geçtiği iddia edilen bir diyalogu hatırlatmıştım.

İşte bu diyalog ile ilgili dün Köşk'ten bir açıklama geldi. Bu diyalogu doğrulayan o açıklamaya geçmeden önce 22 Aralık 2002 tarihinde MGK'daki makamında yaptığı görüşmeden sonra Balbay'ın günlüğüne Kılınç'ın ağzından yazdığı o diyalogu yeniden hatırlayalım:

22 Aralık 2002 tarihli görüşme notu

Tuncer KILINÇ'LA TRT programından sonra saat 12.00'de görüşme... Bu kez koltukların olduğu yerde değil, daha dar oturma grubunda. Pazar günü, kimi görüşmeleri daha rahat yapıyormuş. O yüzden makamda.

Kılınç: Gül'e “Yerinde olsam, karının örtüsünü çıkarırım” dedim. “Kendi kararı” dedi. Ben de “insan karısına hakim olamaz mı” dedim. Bunlar bize iyi yaklaşmaya çalışıyor ama, değişmediler. Dünkü yazıda bu diyalogu hatırlatıp şöyle yazmıştım: “Başbakan 'Yaşadıklarımızı anlatsam ülke bunu kaldıramaz' diyor. Mesela, yaşadıklarından biri, dönemin MGK Genel Sekreteri'nin, Başbakan olduğu sırada Abdullah Gül'e 'Ben senin yerinde olsam, karının örtüsünü çıkarırım' demesi, Gül'ün herhalde 'kurumları yıpratmamak' için hak ettiği cevabı vermeyip 'kendi kararı' demesi üzerine ise 'İnsan karısına hakim olamaz mı' gibi hanzoca bir cevap vermesi olabilir mi? (Bkz. Balbay Günlükleri)”

Dün Çankaya Köşkü'nden arayan Cumhurbaşkanlığı Basın Başmüşaviri Ahmet Sever yazıyı Gül'e gösterdiğini söyledi ve ekledi: “Cumhurbaşkanı 'orada kendisine hak ettiği cevap verilmiştir' dedi.” Böylece 2002'de, 3 Kasım 2002 seçimlerinden bir ay sonra 'çağdaş' olduğu iddiasındaki bir MGK Genel Sekreteri'nin dönemin başbakanına “Yerinde olsam karının örtüsünü çıkarırım” dediği, hatta “İnsan karısına hakim olamaz mı” diye de eklediği doğrulanmış oldu. Kılınç'ın en azından Balbay'a bahsetmediği anlaşılan bu diyalogdaki eksik parçayı ise “hak ettiği cevap verilmiştir” diyerek Gül tamamlamış oldu.
 

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
kim laik
ahmet
sayın mete zaten insan laik olmaz devlet laik olur.
git biraz inklap tarihi olsun oku
05 Şubat 2010 Cuma 22:50
öfke niyee
........
Başörtü ile türbanın maksat ayırımını yapamadıkça bu ülke daha çoookkk huzursuzluk ayrışmalar yaşar.Tabi ayırım yapmamakmı yapamamakmı?Bilerek siyasi olarak kullanmakmı ?türban kullanan daha dinci gb.Şekilcilikle kimseyi dine daha yakın olduğu kanaatine kimse varamaz.
05 Şubat 2010 Cuma 21:54
meteye
Çankırıdan öfke!!!
mete senin adaletten haktan hukuktan anladığın ortada. adını andığın cumhurbaşkanının laikliğe karşı bir tutumunu bir hadisesini burda açıkça belirtki sana katılayım. sana göre başörtülü olmak laiklik karşıtı anlamına geliyorsa onu bilemem. ama unutmaki bu ülkede sözde irtica tehdidinden çok darbecilerin hırsızların katil etocuların, kafatası milliyetcilerinin saçtığı tehdit meşhurdur. ne zaman bu ülke şaha kalkacak olsa senin gibi gerekszler kudurup hazmedemeyip paçasından asılmışlardır.
05 Şubat 2010 Cuma 18:37
başörtüsü
kağan
türbanla başörtüsünü birbirine karıştırmayın.başörtüsü anadolu kadınının inancı gereği taktığı herkesin (tsk dahil) saygı duyduğu örtüdür.türban ise msp,rp,fp,akp\'nin türkiyenin gündeminde tutarak halkın dini inançlarını sömürüp oy avcılığının aracıdır. örtüş biçimini savunarak ayrıştırma politikalarını devam ettirip türban takanları iyi müslüman olarak göstermek isteyenler sanal gündem oluşturarak türbanı devlete giydirmek için zemin hazırlıyorlar.
05 Şubat 2010 Cuma 18:20
dd
mete
türkiyede malesf cumhurbaşkanı bile laik birisi değil
05 Şubat 2010 Cuma 17:40
Siyaset
ANKET
Türkiye'de kim kimi kuşatıyor? Yargı, yürütmeyi mi yoksa yürütme yargıyı mı?
189.71 ms