Öcalan ve PKK: NAMAZ TİYATRODUR
İSTATİSTİKLER EVET DİYOR AMA?
HAMDİ YAVER AKTAN'TAN İTİRAF
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
FOREX Piyasasında Neler Oluyor?
Bülent Erdem
Türkiye'de günlük 3 milyar dolar işlem hacmi ile IMKB ve VOB'dan daha fazla işlemin yapıldığı Forex piyasasında neler oluyor? Küçük paralarla büyük karlar elde etme hayali kuran binlerce insan büyük riskler alırken düzenleyici otoriteler ne yapıyor?
05 Şubat 2010

BİREYSEL YATIRIMCILARIN İLGİ ODAĞI FOREX PİYASASININ GELECEĞİ

Türkiye'de günlük 3 milyar dolar işlem hacmi ile IMKB ve VOB'dan daha fazla işlemin yapıldığı Forex piyasasında neler oluyor? Küçük paralarla büyük karlar elde etme hayali kuran binlerce insan büyük riskler alırken düzenleyici otoriteler ne yapıyor? Forex piyasasında ne gibi düzenlemeler yapılabilir? Forex piyasasının işleyişi nasıldır ve yatırımcıların karşı karşıya olduğu riskler nelerdir?

FOREX PİYASASI NEDİR?

İngilizce “Foreign Exchange” kelimelerinin kısaltması olan forex terimi döviz ya da diğer bir ifadeyle yabancı para piyasasının karşılığıdır. Bu piyasada farklı para birimlerinin alım satımı yapılır. Piyasada gerekleşen işlemlerin neredeyse tamamı spot işlemdir. Piyasanın internet üzerinden bireysel yatırımcılara açılmasıyla spot işlemlerin hacmi vadeli işlemlerle karşılaştırılmayacak ölçekte büyümüştür. Forex piyasası, Uluslararası Bankalar Birliği BIS tarafından 2007 Nisan'da yapılan çalışmaya göre 3.2 trilyon dolar civarındaki işlem hacmiyle dünyanın en büyük entegre piyasasıdır.

Başlangıçta ithalat-ihracat işlemlerinin yapılabilmesi için farklı para birimlerinin birbirine çevrilmesi zorunluluğundan ortaya çıkmış olan forex piyasası zamanla spekülatif  amaçlı işlemlerin hakim olduğu bir piyasaya dönüşmüştür. Bunda kaldıraçlı işlem yaparak çok yüksek karlar elde etme olağının bulunması etkili olmuştur.

KALDIRAÇLI İŞLEMİN CAZİBESİ

Bilgisayar teknolojinin gelişmesi ile piyasaya giriş ve çıkışın, pozisyon açma ve kapamanın ışık hızında yapılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Piyasada genelde 1/200, 1/250 gibi kaldıraç oranları ile yatırım yapılmaktadır. Örneğin 100 dolarla 25 bin dolar tutarında işlem yapılabilmektedir. Sistemde kaldıraçlı işleme olanak sağlayan unsur alınan pozisyonun para birimlerinin fiziksel olarak el değiştirmesini gerektirmemesidir. Gün içinde veya kimi durumlarda bir kaç gün içinde açılan pozisyonun ters işlemle kapatılması nedeniyle fiziksel değişime gerek duyulmamaktadır. Bu imkan sayesinde belirli bir marjin ile yüksek miktarda işlem yapabilmek mümkündür. Örneğin 100 dolar ile 1.52 TL'den 25 bin dolarlık döviz alan yatırımcı, kurun 1.5225 TL'ye çıkması halinde pozisyonunu kapatarak (0.25 kuruş X 25.000) 62.5 TL kazanılabiliyor. Kurun 1.5160'a düşmesi halinde ise 100 TL'nin tamamını kaybediyor. Yani çok küçük oynamalarla ya paranın tamamı kaybedilebiliyor ya da çok yüksek oranlarda kâr elde edilebiliyor.

FOREX YATIRIMCILARININ PROFİLİ

Forex piyasında temel olarak iki tür işlem saiki söz konusudur: Korunma amaçlı hedging saiki ve spekülatif kar elde etme saiki. Şu anda piyasada işlem yapan yatırımcıların yüzde 95'i spekülatif işlem yapan yatırımcılardır. Geri kalan yüzde 5'i ise hedge ya da farklı bir amaçla işlem yapan yatırımcılardır.

Piyasada bankalar, kurumsal yatırımcılar, hedge fonları gibi kurumsal aktörler olduğu gibi çok küçük miktarlarda işlem yapan bireysel yatırımcılar da yer almaktadır. Son 10-15 yıl içerisinde piyasadaki bireysel yatırımcı sayıcı önemli ölçüde artmıştır. Bunda internetin etkisinin yanında piyasada kaldıraçlı işlem yapma olanağı sayesinde az bir para ile çok kar elde olanağının bulunması etkili olmuştur. Bunun yanında diğer önemli bir etken ise Forex piyasasının borsa ve diğer piyasalara göre volatilitesinin düşük olmasıdır. Forex piyasasının günlük değişim oranı çoğunlukla yüzde 1'in altındadır. Ancak kriz dönemlerindeki beklenmedik sert dalgalanmalar karşısında açık pozisyonlar nedeniyle yatırımcılar büyük risklere maruz kalabilirler.

FOREX PİYASASININ İŞLEYİŞİ

Forex piyasası basit bir internet erişimiyle online işlem yapma kolaylıklarının yanında 7 gün 24 saat piyasanın açık olması nedeniyle bireysel yatırımcının oldukça ilgisini çeken bir piyasa haline gelmiştir. Bunun için bireysel tasarruflarını değerlendirmek isteyen kişilerin internet üzerinden bu piyasada işlem yapmaya yetkili bir kurumla sözleşme imzalaması ve hesap açtırması yeterlidir. Bu yetkili kurumun size sağladığı piyasa takip ekranından kredi kartınız ya da mevduat hesabınız üzerinden işlem yapabiliyorsunuz.

Forex piyasalarında daha çok para birimlerine dayalı işlemler yapılıyor. Ancak paritelerin dışında altın, pamuk, petrol gibi emtialarda da işlem gerçekleştirilebiliyor. Genellikle internet üzerinden işlemin yapıldığı Foreks piyasalarının bireysel yatırımcıyı cezbeden en önemli özelliği olan kaldıraçlı işlem yapmaya elverişli olması yatırılan miktarın çok üstünde bir kazanç elde etmeye imkan sağlar. Buna karşın üstlenilen risk yatırılan tutarla sınırlıdır. Kaldıraçlı işlem yapılabilen bu piyasanın kolaylıkla manupile edilemeyecek ölçekte olması da bireysel yatırımcılara tasarruflarını güvenle yatırıma dönüştürme olanağı sağlar.

HER İKİ YÖNDE DE KAR İMKANI

Spot forex işlemlerinde yatırım yapılan yabancı paranın değer kazanması durumunda kar elde edilir. Eğer piyasalar düşüş trendinde ise zarar söz konusu olur. Ancak bu piyasada düşüş trendinden de kar elde etmek mümkündür. Eğer yatırımcı piyasanın düşüşe geçeceğini bekliyor ise “açığa satış” yaparak pozisyon alabilir. Piyasa yatırımcının beklediği gibi düşüşe geçerse açığa satışı yapılan yabancı para düşük fiyattan geri alınarak pozisyon kapatılır.

PİYASAYA ÇEKİ DÜZEN GEREKİYOR

Türkiye'de günlük 3 milyar dolar işlem hacmi ile IMKB ve VOB'dan daha fazla işlemin yapıldığı Forex piyasasında internet üzerinden işlem yapma olanağının tüm bireysel yatırımcıları kapsayacak şekilde yatırımcı profilini genişletmesiyle risk unsurları artarken piyasanın kontrol altına alınması ve düzenli işleyişinin sağlanması zaruri hale geldi. Şimdiye kadar tamamen kontrolsüz bir şekilde büyüyen piyasaya çeki düzen vermek için SPK kolları sıvamış durumda.

Forex piyasasındaki özellikle bireysel yatırımcılar, alınacak pozisyon ve kullanılacak kaldıraç oranına göre farklı risklere maruz kalmakta ve genelde bu konuda uzmanlaşmış ve sayıları giderek artan Forex şirketlerine danışmaktadırlar. Ancak mevcut durumda genelde internet üzerinden iletişime geçilen bu firmalar bir akreditasyona tabi olmadığından ve bunların denetimi söz konusu olmadığından yatırımcılar bir riskten kaçarken başka bir risk altına girebilmektedir. Bu nedenle forex piyasasındaki şirketlerin denetim ve düzenlemesinin yapılması ve buna ilişkin bir yasal zemin oluşturulması gerekmektedir.

MEVCUT YASAL ÇERÇEVE

Ülkemizde 24 Ocak kararları ile gelen serbestleşmeye dalgasıyla döviz alım satımı serbest hale getirildi. Bundan önce 1930 Yılında çıkarılan 1567 sayılı Kanun ve bu kanunun verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan Kararlar ile altın, döviz ve diğer kıymetli madenlerin ithal ve ihracı yasaklanmıştı. Bireylerin beraberlerinde döviz bulundurmaları yasaklanmıştı. Sıkı kambiyo kontrol ve denetimlerinin bulunduğu bu dönemde döviz ve altın kaçakçılığı yaygınlaştı. 24 Ocak kararları ile döviz kaçakçılığı son buldu. Dövize ilişkin kısıtlamalar ard arda yapılan düzenlemeler ile kaldırılarak piyasa tamamen libarelleşmiş oldu.

Ancak piyasanın serbestleşmesi beraberinde kontrol riskini getirdi. Önceleri bu risk düşük düzeydeydi. Çünkü piyasada işlem yapan kuruluşlar bankalar, yetkili müesseseler gibi kurumsal yatırımcılardı. Ancak internet üzerinden global forex piyasalarına erişimin sınırsız hale gelmesiyle bireysel yatırımcı tabanı genişledi ve kontrol riski arttı.

Mevcut yasal düzenleme SPK'ya bu piyasada bir düzenleme ve denetim yapma olanağı vermiyor. Döviz ve dövize ilişkin işlemlerle ilgili esasları belirleyen 32 sayılı Kararın tatbikatını temin etmek üzere Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlık yetkili kılınmıştır. Uygulama Hazine Müsteşarlığı ve Müsteşarlığa bağlı Kambiyo Müdürlüklerince yürütülmektedir. Kambiyo denetimleri ise gerek 24 Ocak kararları öncesinde gerekse sonrasında Hazine Kontrolörleri tarafından yapılmıştır. Ancak 1567 sayılı kanunda 30 Aralık 2008 tarihli resmi gazetede yayımlanan 5827 sayılı kanun ile yapılan değişiklik ile adli para cezasının idari para cezasına çevrilmesi karşısında bu yetkiler ve denetimler anlamını yitirmiştir.

Öte yandan günümüzde sorun salt denetim eksikliğinden ziyade  serbestleşen piyasanın bireysel yatırımcılar açısından barındırdığı riskler ve bu risklerin kontrol altına alınması için düzenleme ihtiyacıdır. Sorun piyasanın teknolojik gelişmelere paralel olarak büyümesi ve genişlemesi karşısında mevcut düzenleme ve denetim yapısının yetersiz kalmasıdır.
SPK ve BDDK bu konuda düzenleme yapmaya yetkisizdir. Sistemin serbestleşmiş olması karşısında Hazine Müsteşarlığı'nın mevcut düzenlemeler altında bir denetim ve düzenleme yapması da mümkün değildir. Sorun sermaye piyasalarının işleyişi ile ilgili olduğundan konunun SPK tarafından düzenlenmesi ve denetim altına alınması için ayrı bir düzenleme yapmak gerekmektedir.

YENİ YASAL DÜZENLEME YOLDA

SPK Başkanı Vedat Akgiray, 22 Aralık 2009  tarihinde “Forex piyasası tamamen denetim dışı. Binlerce insan 100 dolar yatırıp bu piyasaya giriyor ve parasını kaybediyor. Ocak ayında düzenleme çıkar.” şeklinde bir açıklama yapmıştı. PriceWaterHouseCoopers tarafından düzenlenen, “Kriz Sonrasına Hazırlanırken İşletmelerin Yol Haritası” konulu seminerin, “Sermaye Piyasaları Kriz Sonrasına Nasıl Hazırlanıyor?” başlıklı oturumda konuşan SPK Başkanı Vedat Akgiray, son dönemde çok tartışılan Foreks piyasalarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunmuştu.

Günlük işlem hacmi 3 milyar dolara ulaşan Forex piyasasının, tamamen denetim dışı olduğuna dikkat çeken Akgiray, uzun tartışmalar sonucunda Forex piyasalarının denetiminin SPK'ya verildiğini hatırlattı. Akgiray, “Binlerce insan 100 dolar yatırıp, bu piyasaya giriyor ve parasını kaybediyor. Bu piyasada ciddi bir denetleme sorunu var. Tahmin ediyorum 2010 yılının Ocak ayının ilk iki haftasına kadar düzenleme çıkar” bilgisini verdi.

Akgiray, Türkiye'de finans dışı piyasanın yeterince büyük olmadığına dikkat çekerek, bu piyasanın büyüyebilmesi için kararlı bir şekilde hareket ettiklerini ifade etti.

SONUÇ

Sermaye piyasasının işleyişini ilgilendiren ve giderek kontrolsüz bir şekilde büyüyen forex işlemlerinin (kaldıraçlı alım satımı) SPK tarafından kontrol altına alınabilmesi için Sermaye Piyasası Kanununda yapılacak bir değişiklikle döviz ve kıymetli madenlerin kaldıraçlı alım satımının düzenleme ve denetleme yetkisinin SPK'ya verilmesi gerekiyor. Piyasalar Vedat AKGİRAY'ın 22 Aralıkta ifade ettiği yasal düzenlemenin gerçekleşmesini bekliyor. SPK tarafından yapılacak düzenlemelerin piyasayı ne şekilde etkileyeceği, mevcut durumda piyasada hakim konumda olan bankaların bu konumlarını sürdürüp sürdüremeyeceği, aracı kurumlara da bu piyasaya giriş imkanı verilip verilmeyeceği konuları ise piyasalar tarafından merakla izlenin konular arasında.

Bülent Erdem

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
SPK'nın yetkisi yok
Cavit
40. Maddede Kambiyo Borsalarını kurmaya "İLGİLİ BAKANLIK" yetkilidir diyor. Sayın Saygılı maddeyi okumadan ahkam kesmiş. Madde metninden aynen: "Kambiyo ve kıymetli madenlerle ilgili borsaları kurmaya, bunların çalışma esaslarını tespite, bu borsalarda faaliyet gösterecek aracılarla ilgili esasları belirleyerek bu borsaların ve aracıların izleme ve denetimi ile ilgili düzenlemeleri yapmaya ilgili Bakanlık yetkilidir."
12 Şubat 2010 Cuma 19:32
Mükemmel bir bilgilendirme
A. Tatlıcı
Burası akademik bir ortam olmadığı gerçeğine uygun olarak konuyu bilmeyen kişlerin de basic bilgiler edineceği çok güzel bir makale olmuş.

Sayın Saygılı bu boyutu atladığından dolayı böyle "ben daha iyi biliyorum" havası veren mesaj atmış. Çok yararlandım yazıdan. Çok teşekkür ederim.
12 Şubat 2010 Cuma 10:28
yanlış içeriklerle dolu bir makale
salim saygılı
sermaye piyasası kanununun 40 ncı maddesinde spk nın kambiyo borsalarını kurmaya yetkili olduğu ibaresi var. bundan daha iyi yasal dayanak olamaz. zaten spk da buna istinaden tebliğ vb. düzenlemeler çıkarmaya hazırlanıyor şu aralar.
05 Şubat 2010 Cuma 08:38
Ekonomi
Bütçe Açığında Kaynakların Tahsisi  - Ahmet BİLEN  (10 Haziran 2010)
Enerjide Alternatif Finansman Modelleri  - Gökhan HANCI  (19 Mayıs 2010)
IMF Suyuyla Değirmen Dönmez  - Dr. Kerim ŞAHİN  (04 Mayıs 2010)
Kamuda Mil Puan Uygulaması  - Zeki ARSLAN  (19 Nisan 2010)
'Mali Kural Ne Gibi Faydalar Getiriyor?  - Burak SARNIK  (25 Mart 2010)
Hedging ve Vadeli İşlem Piyasaları  - Burhan YİĞİTOĞLU  (21 Mart 2010)
Petrol Fiyatları Neden Oynak?  - Erdal GÜMÜŞ  (15 Mart 2010)
Bankacılık Sektörünün Genel Analizi  - Egemen ULUĞTÜRK  (10 Mart 2010)
Türkiye Bankacılıkta Nereden Nereye?  - Bülent ERDEM  (01 Mart 2010)
FOREX Piyasasında Neler Oluyor?  - Bülent Erdem  (05 Şubat 2010)
Yap-İşlet-Devret Modeli'nin Avantajı ve Dezavantajı  - Kıvanç DUYAR  (04 Şubat 2010)
2010'da Altının Seyri Nasıl Olacak?  - Bülent ERDEM  (01 Şubat 2010)
Moody's'in Not Yükseltme Nedeni?  - Bülent ERDEM  (15 Ocak 2010)
Yeni Çek Kanunu Ateşten Gömlek mi?  - Bülent ERDEM  (13 Ocak 2010)
Yeni Bir Finansal Araç: VARANT  - Bülent ERDEM  (07 Ocak 2010)
Gelişmekte Olan Ekonomilerde Bankacılık Krizileri  - M. Necat ÇOŞKUN  (29 Aralık 2009)
Liberalizmin Temel İlkeleri Nelerdir?  - Halis ÇETİN  (29 Aralık 2009)
Türkiye'de Özelleştirme Düzenlemeleri  - Hayrettin AFŞAR  (29 Aralık 2009)
Türkiye'nin Dünden Bügüne Dış Borçları?  - Tülay EVGİN  (29 Aralık 2009)
DPT'ye İhtiyaç Var mı?  - Alkan SOYAK  (29 Aralık 2009)
Dubai Krizinin Perde Arkası?  - Bülent ERDEM  (18 Aralık 2009)
Yunanistan BATMANIN EŞİĞİNDE  - Bülent ERDEM  (18 Aralık 2009)
IMF'nin Türkiye Ekonomisindeki Yeri ve Önemi Nedir?  - Özgür ÖZTÜRK  (03 Kasım 2009)
Ekonomi Kötüden Betere Gidiyor  - Yrd. Doç. Dr. Cemal Fedayi  (28 Ekim 2009)
Türkiye'de Finansal Serbestleşme  - Yılmaz ENGİN  (27 Ekim 2009)
Su Potansiyelimizi İyi Yönetmek  - Göksel Uysal  (08 Ekim 2009)
Bölgesel Kalkınmada 'Yerel Merkezileşme' Planı  - Ramazan ÇAĞLAR  (10 Eylül 2009)
Ben Merkezli Bir Ekonomik Kriz Tablosu  - Mehmet Yaşar İNCESU  (22 Haziran 2009)
Demiryolları Mantıklı Yatırımlar mıdır?  - Deniz DOĞAN  (17 Haziran 2009)
Krize Çare: Kısa Çalışma Ödeneği  - Ekrem TAŞBAŞI  (11 Haziran 2009)
Gelir Dağılımı Adaleti Denilen Adaletsiz Kavram  - Gökhan HANCI  (21 Mayıs 2009)
Toplumun Vergi Ahlakı Kazanmasında Devletin Rolü  - Selim ÖZLER  (12 Mayıs 2009)
Türkiye Ekonomisi ve Değişen KOSGEB  - Aziz ORHAN  (05 Mayıs 2009)
MORTGAGE SİSTEMİ ve TÜRKİYE  - Cemil KANDAROĞLU  (04 Mayıs 2009)
Sömürgeciliğin Modernizasyonu: MARSHALL PLANI  - Suat GÜZEL  (22 Nisan 2009)
Vergi Reformlarına Tersten Bakış  - Yalçın EROL  (31 Mart 2009)
Ülkemizde Faktoring Sektörünün Sorunları  - Gökhan Hancı  (25 Mart 2009)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
18.68 ms