Boykot Kuru Bir KÜRT İNADI mı?
Halkın Askere Güveni AZALIYOR
2 GÜN KALA SON ANKET?
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bülent Arınç: Görevden Alınmalı
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, konuk olduğu televizyon programında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. İşte o başlıklar...
29 Temmuz 2010 / 15:20

Bülent Arınç: ''Dursun Çiçek, bir girdi, bir çıktı, bir girdi, bir çıktı. En azından tedbir olarak görevden alınmalı ki; sağına baktığı zaman tutuklanmış, soluna baktığı zaman içeriden yeni çıkmış biriyle karşılaşmayalım.''

"İnegöl ve Dörtyol'da belli mihraklar düğmeye basıyor. Faillerin ortaya çıkarılması yargının işidir artık. Bu tip olaylar geçmişten beri zaman zaman yaşanıyor. İç ve dış mihraklar 100 yıldır ayrıştırmaya çalışıyor. Geçmişten bugüne kara propaganda yapılıyor. Bazı vatandaşlarımız buna inanıyor. Falan cami yakılıyor, filan cemevi yakılıyor denilse buna insanımız tepkisiz kalabilir mi?12 Eylül halkoylamasıyla irtibatlı olduğunu düşünüyorum. Bakan sıfatıyla konuşurken delilli konuşmam gerekiyor demem gerekebilir ama bunları biz hükümet içinde konuşuyoruz. Dün İçişleri Bakanı'nın İnegöl için yaptığı açıklamalar Dörtyol içinde ipuçları sürdürülebilir.

"BDP'NİN BÖLGEYE GİTMESİ ATEŞE BENZİN DÖKMEK GİBİ"

Bu tepkileri açılıma bağlamak çok kolay suçlama. Hiçbir bilimsel veriyle bunu açıklayamazlar. BDP keşke bölgeye gitmese. Ateşe benzin dökmek gibi bir şey. Yeni tahriklere yol açabilir. Ne kadar iyi niyetli olduklarını söyleseler bile şiddeti körükleyeceklerini söylenebiliyor. BDP iyi niyetli olabilir ama gitmemeleri daha uygun olacaktır. Vatandaşımız taşlı, sopalı gösterilerden uzak dursun, olayların failleri olaraka görülebilirler. Herkes evine çekilecek devlet ortada kalanlarla hesaplaşacak.

"YAKALAMA KARARI ÇIKAN ASKERLER AÇIĞA ALINMALI"

Başbakan Amerika'daydı, Mavi Marmara baskını ve İskenderun saldırısı olduğunda. Başbakan vekili olarak sabah toplantı yaptık. Generallerimiz de geldi, saatlerce toplantı yaptık. Gelenleri ilk defa görüyordum. Ertesi gün, ben gazetelerden o komutanların Ergenekon soruşturmasında ifade verdiklerini öğrendim. Beşir Atalay'ın da durumu farklı değil. Cenazeye katılıyor, yanımdaki adam aranıyor, kelepçe verin tutuklayayım mı demeliydi? Ankara Emniyet Müdürü tutuklanınca kararname hazırlandı, görevden alındı. Askerlerde de böyle olmalı.

Dursun Çiçek, bir girdi, bir çıktı, bir girdi, bir çıktı. En azından tedbir olarak görevden alınmalı ki; sağına baktığı zaman tutuklanmış, soluna baktığı zaman içeriden yeni çıkmış biriyle karşılaşmayalım.

YAŞ'ta bu yakalama kararları nasıl etki yapacak? 65. Madde konuşuluyor. Şura ya yerinde görerek uygulayacak veya uygulamayacaktır. Kararlar Cumhurbaşkanı'nın imzasına bağlıdır. Sivil de uygulanan açığa alma yönetemi uygulanmalıdır.

"KILIÇDAROĞLU, GENÇ PARTİ SLOGANLARI GİBİ İÇİ LAFLAR EDİYOR"

Kemal Kılıçdaroğlu açısından üzülüyorum. Kemal Bey veya Kemal Efendi demiyorum. Recep Bey yakışmıyor. Dağ fare doğurdu gibi bir şey. Arkasında rüzgar da varken CHP açısından faydalı olacağını söylüyordum. Baykal konuşuyordu CHPliler alkışlıyordu. Bu tabu yıkıldı. Sadece Baykal gitti de Kılıçdaroğlu mu geldi? Üslup değişmeli, program değişmeli.

Kılıçdaroğlu, aynı Genç Parti'nin sloganları gibi içi boş laflar ediyor. Şu kadar boyuyla bir şeyler söylüyor. Her çıktığı yerde sadece slogan üretiyor.

"27 NİSAN MUHTIRAYDI"

27 Nisan'da ben Meclis başkanıydım. Onun ne anlama geldiğini biliyorum. 28 Nisan'da hükümet cevap verdi. CHP'liler ise alkış tuttu. İnsan biraz utanır biraz sıkılır. Hilmi Özkök'ten sonra Büyükanıt geldiğinde hükümetten hesap sorsa sorsa bu sorar dediğiniz adamı kötülüyorsunuz. CHP liderinin iddiası topu taca atmaktır. Alkış tuttukları Büyükanıt'ı kötülüyorlar. 27 Nisan bildirisiyle AK Parti arasında ilişki kurmak çok saçma.

Biz o zaman cesurca iki şey yaptık. Bir, Anayasayı değiştirdik, Cumhurbaşkanını halk seçecek dedik. İki Kasım'da yapacağımız seçimi Temmuz'a aldık. Bu cesaretimizle belki halktan 10 puan fazladan aldık. Büyükanıt için söylenenler cehalet örneğidir. Bütün genelkurmay başkanlarına zırhlı araç alınır. İstanbul'un en lüks semtlerinde lojmanda otururlar. Eski cumhurbaşkanlarının, başbakanların, meclis başkanlarının lojmanı yoktur. Büyükanıt gerekirse "Alın bu aracı" diyebilmelidir.

Genelkurmay başkanları arasında bir tercih yapmam. Yaşar Büyükanıt'ı Hilmi Özkök'ten sonra hükümete karşı kullanmak isteyenler, onun demokrasiye taraf olmak suç mu sözünü kendilerine karşı söylenmiş sayanlar alkışladılar. Biz televizyondan öğrendik 27 Nisan bildirisini.

İfadelerden bunu genelkurmay başkanı yazmış olamaz dedik. Şüpheler Ergin Saygun üzerinde toplanmıştı o dönem. Sonra kendisi ben yazmıştım dedi de biz de failini öğrendik. Kendisi muhtıra değildi dese de ne olduğu belllidir. Zaten üzerinde büyük harfle muhtıra yazmaz. Zor günlerdi acı günlerdi, yıpratıcı günlerdi ama o günleri aştık.

"35. MADDENİN KALKMASI LAZIM"

Gerçekten 35. Madde askere silah zoruyla koruma görevi vermez. Evren, 12 Eylül bildirisini okurken Cumhuriyet'i koruma ve kollama görevine dayandırmıştı. Hiçbir madde darbe yapma görevini vermez. Darbe yaparken yakalananlar idam edildi, başarılı olanlar cumhurbaşkanı oldu. Bu maddenin kalkması lazım ama CHP 40 kez fikir değiştirdi."

 

 

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
Amonos beyinsizi'ne
Yusuf 1
Kafayı askerle bozmuş senin gibi kafasızlara da onları korumak düşüyor. Sen ve senin gibiler ya zinhar kör cahilsiniz yada en ala vatan haini. Değilse o beyin yapısıyla siz vatana hizmet değil, zarar üretiyorsunuz. Ve o canım ordu sizin gibi beyinsizler yüzünden her türlü suça evsahipliği yapar oldu.En gizli örgütlenmeler ve gladyo orayı kendine sığınılacak liman olarak gördü.Çünkü sizde bu kafa varken 2000 yıl orada saklanabilirler. Ve bunun farkına kimse varamaz. İyi ki herkes siz değil.
29 Temmuz 2010 Perşembe 20:53
Amonos b..sizine
Yusuf 1
Daha ne kadar kuma gömeceksin o cücük kafanı? Yine o bölgede askerlik yapıp yeni terhis olmuş birisi yine aynı şeyleri söylüyor. 'pkk bitmez abi' diyor. 'pkk'yla asker birlikte çalışıyor' diyor. 'Gözümüzün önünden geçiyorlar, ateş etmiyoruz' diyor. 'Hergün K.Iraktan Türkiye'ye askeri ciplerle sevkiyat yapılıyor; Ne getirildiğini ne götürüldüğünü bilmiyoruz'diyor. Yani aklın ermezse daha açık söyleyim: Kaçakçılık yapıyorlar demek istiyor. Sıradan asker onlar için Kunta Kinte diyor.
29 Temmuz 2010 Perşembe 20:46
acaba
metin şahin
Bir kere açıdga alınma diye bir şey yok hukukumuzda.ÜĞçte iki maaş almak koşuluyytla görvden uzaklaştırma var.Böyle görevden uyzaklaştırılacak subayların yerine siviller mi vekalert edecek acaba*
29 Temmuz 2010 Perşembe 18:05
Apoletlilerin ayricaligi olmamalidir!!
Bayram SEKLEM
Amanos ruzmuzluya; Ne yapalim yani? Teröristle mücadele ettigi icin bütün hukuksuzluguna ve suc isileme gibi ayricalagina gözmü yumulsun yada imtiyazmi saglansin? Hukuk önünde hic kimsenin ayricaligi olmamalidir. Suc isleyen kim olursa olsun herkes yargilanmalidir, askerde yargilanmalidir.
29 Temmuz 2010 Perşembe 18:00
amonos
mete
herhalde terörden kastın halk. zira içeri tıkılan subaylar halkı terörist olarak görüyorlar. henüz bunların pkk ile çarpıştıklarına şahit olmadım. insan kendi adamlarıyla çarpışır mı ama di mi.
29 Temmuz 2010 Perşembe 17:47
Siyaset
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.29 ms