Öcalan ve PKK: NAMAZ TİYATRODUR
İSTATİSTİKLER EVET DİYOR AMA?
HAMDİ YAVER AKTAN'TAN İTİRAF
12 Eylül Referandum Rehberi
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Baykal EMASYA'yı Savundu
CHP lideri Baykal 33 kişinin öldüğü Madımak Oteli yangınını hatırlatarak EMASYA'yı savundu..
05 Şubat 2010 / 16:33

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İçişleri Bakanlığı ve askerin onayı ile dün kaldırılan EMASYA Protokolü'nü savundu. Sivas'da 33 kişinin öldüğü olayı anımsatan Baykal, "O protokolün altında Sivas'ta, Madımak Oteli'nde yaşanan acı gerçekler yatar. Silahlı kuvvetler olay yerine çağırılmış fakat onlar da müdahale edememiştir. Umarım böyle bir ihtiyaç bir daha söz konusu olmaz” dedi.

CÜBBELİ AHMET HOCA AÇIKLAMASI

Baykal, Cübbeli Ahmet Hoca'yı "İnsanı ilişkilerin gereği olarak geçmiş olsun dileğimi iletmek için aradığını belirterek, “Tuzağa düşürülmedim. Birbirimize şifa dilemesini bilmeliyiz Bunu normal karşılamak lazım. Bundan bir siyasi sonuç çıkarmamak lazım” dedi. Böyle bir telefon görüşmesini kendisinin gündeme getirmediğine de dikkati çeken Baykal, bunun çok büyük bir heyecan yaratmasına da anlam veremediğini söyledi.

MUMCU OLAYINA TEPKİ

Mumcu'nun makam odasına giren Bülent Arınç'ın sergilediği tutumun insani ve Anayasal açıdan kabul edilemez olduğunu söyleyen Baykal, “Çok sakıncalı bir yaklaşımdır. Bir oturumu yöneten bir başkan yardımcısının özel ortamına, o girilen oda bir ofis değildir, bir çalışma bürosu değildir, o insana başkanlık divanına çıkmadan önce tahsis edilmiş olan, kılığını kıyafetini değiştirebileceği, hazırlanabileceği bir odadır. Böyle bir mekana ona haber vermeden, onun onayı olmadan kapıyı hışımla kaktırıp içeri girerek, çok kaba bir uslupla hitap etmesi kabul edilemez” dedi. Arınç'ı özür dilemeye çağıran Baykal kadın örgütleri ve kadın milletvekillerini de protestoya çağırdı.

EMİNE ERDOĞAN'IN GATA OLAYI

Baykal, Başbakan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın başörtüsü nedeniyle GATA'ya hasta ziyaretine alınmaması olayının “siyasi malzeme” yapıldığını öne sürdü. “Aile ilişkilerinin siyasete yansıtılmasını, suçlama konusu yapılmasını doğru bulmuyorum. Bu çok üzücü, kırıcı sonuçlar doğuruyor. Bundan uzak durmamız lazım” diyen Baykal, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ü örnek gösterdi. Baykal, “Bu olay üzüntü verici bir olay. Bana öyle geliyor ki, eğer o olay yaşandığı anda, bu tepki hangi düzeyde kim tarafından ifade edildi bilmiyorum. Ama bu bilgiyi aldıktan sonra, Başbakan Genel Kurmay Başkanına üzüntüyle söyleseydi, bu durum çözülürdü. Bu olaydan daha önce, şimdiki Sayın Cumhurbaşkanı'nın eşinin oraya gittiği, hasta ziyareti yaptığı biliniyor. Demek ki bir olayı çözmeyi istiyorsanız, o çerçevede yapabileceğini şeyler vardır. Bütün bunları hazmedip, sesini çıkarmayıp, yıllar sonra siyasete taşımak uygun olmamıştır” dedi.

EMASYA'YI SAVUNDU

EMASYA Protokolü'nün yeni bir politikayı devreye sokmadığını, toplumsal olaylara müdahalesiyle ilgili yeni bir konsept ortaya atmadığını söyleyen Baykal, “Bu protokolün kaldırılmasına yönelik tartışmalar bence ucuz bir siyasal gösteri olmanın ötesinde bir anlam taşımıyor. Bu protokolle, toplumuzu rahatsız eden kullanımı ortaya çıkamamıştır. Kanundaki düzenlemeyi hayat geçirirken umarım böyle tatbikat ihtiyacı hiçbir zaman ortaya çıkmaz” dedi.

SİVAS UYARISI

Sivas katliamında kolluk kuvvetlerinin aciz kaldığını vurgulayan Baykal, “Emasya Protokolü'nün altında, Sivas'ta Madımak Oteli'nde yaşanan acı gerçekler yatar. Biliyorsunuz o Madımak Oteli'ne yönelik kundaklama girişimi sırasında, kolluk kuvvetleri aciz kalmıştır, olayı denetim altına alamamıştır. Kolluk kuvvetlerinin gözlerine bakarak olayı sürdürmüşlerdir. Silahlı kuvvetler olay yerine çağırılmış fakat onlar da müdahale edememiştir. Umarım böyle bir ihtiyaç bir daha söz konusu olmaz. Hayırlı olsun kutluyoruz, ama bizim bunu bir atılım olarak görmemiz mümkün değildir. Bunu bir siyasal atılım olarak görüyoruz” dedi.

TEKEL İŞÇİLERİNİN DURUMU

Baykal, Türk İş Genel Merkezi'nde açlık grevine başlayan TEKEL işçilerine CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın da destek vermesini, “Bu eyleme artık Türkiye'nin her kesimi destek veriyor” sözleriyle savundu. “Artık 'banane TEKEL işçisinden' demiyor, Türkiye. Eskiden böyle derdik. Niçin destekliyor? Çünkü muhtemelen kendisine yönelik yapılmış olan haksızlıklar karşısında susmuş olmanın, susmak zorunda kalmış olmanın birikimini insanlar şimdi ortaya çıkıp, şimdi bu mücadeleyi vermekte olan insanlara hak vererek ifade ediyorlar” diye konuşan Baykal, “Bizim arkadaşlarımız da veriyor. Sadece bizim arkadaşlarımız değil, vicdan sahibi her siyasi düşünceden insan oraya koşuyor” dedi.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Baykal, mevcut hükümetle Anayasa değişikliği konusunda uzlaşmalarının mümkün olmadığını belirtti. Baykal seçime vurgu yaparak, “Yaşanan gerçekler karşısında artık anlaşıldı ki Anayasayı değiştirmeden önce asıl bu meclisi değiştirmek lazımdır” dedi. Baykal, Anayasa değişikliği konusunda referandumdan korkmakla suçladığı Başbakan Erdoğan'a “Eğer referandum yapılacak olursa hiç kuşku yok, milletin eline bu iktidara son verme fırsatı geçmiş olacaktır” sözleriyle seslendi.

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
baykal
metin sahin
baykal mde neyi savunacagını şaştı.
08 Şubat 2010 Pazartesi 17:04
deccal
niğdeli ahmet
sayın deccal sen eğerki madımak oteli yangını bi daha yaşanırsa dediysen Allahım bizi korusun bun un altından gene bir pisliğin çıkacaktır ama kalmadı seni bu ülkenin yakasından silkip atacaktır Türk halkı o zaman ağababaların stalin gibi lenin gibi nefretle anılacaksın...
06 Şubat 2010 Cumartesi 00:55
Siyaset
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
8.91 ms