TARAF Yine Bombayı Patlattı
BALYOZ'cuların YAŞ Kurnazlığı
MHP'de Flaş Oktay Vural İddiası
Türkiye'yi Sarsacak O Görüntüler
TÜM MAKALELER
DERGİ ARŞİVİ
GAZETE ve DERGİLER
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Anayasa Mahkemesi Hukukun Neresinde?
Deniz YALÇIN
AYM, türbanın iptaline yönelik gerekçeli kararında, kararın öngörüler üzerinde durularak bir takım çıkarımlar sonucu karar verildiği ortaya çıkmıştır. Peki en temek hukuk kaidelerinden kanunsuz suç ve ceza olamayacağı ilkesine göre bu kara ne kadar doğru?
12 Ocak 2009

Anayasa Mahkemesi Kendisini Var Eden Hukukun Neresinde?

Anayasanın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişiklikler ile eğitim ve öğretim hakkına dair bazı hukuk dışı sınırlamaların önüne geçilmesi amacıyla 550 milletvekilinden 441'inin oyuyla Anayasada bazı değişiklikler yapılmıştı. CHP tarafından söz konusu düzenlemelerin laiklik ilkesine aykırılı nedeniyle Anayasa Mahkemesine iptal başvurusu yapılmıştı.

Anayasa Mahkemesi kendisine varlık kazandıran hukuk normlarının üzerinde bir rol üstlenmiş bir şekilde hukuk devletine darbe vurmaya devam ediyor. 1982 Anayasa'sının 148. maddesine göre Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetlemektedir. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından incelemekte ve denetlemektedir. Esasen Anayasa'yı hazırlayanlar Anayasa Mahkemesinin yetkilerinden tecavüz edeceğini öngörmüş olmalılar ki anayasa değişikliklerinde Anayasa Mahkemesi tarafından nelerin incelenebileceğini açıkça zikretmişlerdir. Bu düzenlemeye göre Anayasa Mahkemesinin anayasa değişikliklerindeki incelemesi; teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır.

Anayasa Mahkemesi bin bir cambazlıkla hukuki diyalektik yoluyla milletin iradesine gem vurmuş ve söz konusu Anayasa değişikliğini Anayasa'nın 2. maddesi ile ilişkilendirmiş ve Cumhuriyetin temel niteliklerini dolaylı bir biçimde değiştiren ve işlevsizleştiren bir düzenleme olarak ele almış ve Anayasa'nın 4. maddesinde ifade edilen değiştirme ve değişiklik teklif etme yasağına aykırı olduğundan iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi anayasa değişikliklerinde esas yönünden inceleme yapma yetkisi olmamasına rağmen bu kararı vermiştir.

Anayasa Mahkemesinin iptal nedenlerine dair gerekçeli kararında “Bireysel bir tercih ve özgürlük kullanımı olsa da, kullanılan dinsel simgenin tüm öğrencilerin bulunmak zorunda olduğu dersliklerde veya laboratuar ortamlarında, farklı yaşam tercihlerine, siyasal görüşlere veya inançlara sahip insanlar üzerinde bir baskı aracına dönüşmesi olasılığı bulunmaktadır. Bu olasılığın ortaya çıkması durumunda taşınan dinsel simgenin başkalarının üzerinde yaratacağı baskı ve olası eğitim aksamaları ile kamu düzeninin bozulması karşısında, üniversite yönetimlerinin ve kamu kurumlarının müdahalesine olanak verilmemesi, herkesin eşit şekilde eğitim hakkından yararlanmasını engelleyebilecektir.” denilmektedir.

Anayasa Mahkemesi hukuk metinleriyle kendisine çizilen görev ve yetki alanlarını aşarken ve söz konusu yetki aşımlarını gerekçelendirirken  hukuk kuralarını ters yüz etmektedir. Yukarıda verdiğimiz gerekçeli kararın söz konusu bölümünde yer aldığı şekliyle Anayasa Mahkemesi ortada herhangi bir baskı olmamasına rağmen olabileceği ihtimali ile iptal kararını gerekçelendirebilmektedir. Bu şekilde ihtimaller üzerine hükümler tesis edilmesi hukuk ilkelerinden hangisi ile telif edilebilir. Mahkemeler fiile veya en azından suç teşkil eden fiillerin teşebbüs aşamasına gelmiş olmasına bakarlar. Oysa burada bizzat Anayasa Mahkemesi kendi kararında 'Bireysel bir tercih ve özgürlük kullanımı olsa da, kullanılan dinsel simgenin tüm öğrencilerin bulunmak zorunda olduğu dersliklerde veya laboratuar ortamlarında, farklı yaşam tercihlerine, siyasal görüşlere veya inançlara sahip insanlar üzerinde bir baskı aracına dönüşmesi olasılığı bulunmaktadır.' demek suretiyle en temel hukuk prensibini yerle bir etmektedir.

Anayasa Mahkemesince ileri sürülen gerekçe ile toplumda bir çok kişinin tutuklanması veya haklarında yasal işlem yapılması gerekmektedir. Örneğin yanında bıçak taşıyan herkes tutuklanmalıdır zira bu bıçakla insanlara zarar verme ihtimali bulunmaktadır.

En temel hukuk kaidelerinden birisi kanunsuz suç ve ceza olamayacağı ilkesidir. Anayasa Mahkemesinin son zamanlarda verdiği kararlara bakıldığında söz konusu ilkeye kanunsuz yorum ve ictihat olmaz ilavesinin de yapılması gerekmektedir.

Deniz YALÇIN

Haberi Paylaş : GoogleGoogle, YahooYahoo, FacebookFacebook, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, RedditReddit
DENİZ YALÇIN BEY
ZİYA GÖKALP
ANAYASANIN 4. MADDESİ 7 HARF, BİR KELİMEDEN OLUŞAN ''LAİKLİK'' KELİMESİNİ İÇİ BOŞ BİR ŞEKİLDE KORUMAK İÇİN KONULMAMIŞTIR. 4. MADDENİN TIPKI KUR'ANIN ORTAYA KOYDUĞU KURALLARIN DEĞİŞMEZLİĞİ GİBİ BİR İŞLEVİ VARDIR. AMA İSLAM ALEMİ BUGÜN KUR'ANIN KURALLARINDAN UZAKLAŞARAK, ÇOĞUNLUKLA HURAFELERİ YAŞAMAKTADIR. LAİKLİK HURAFELERİN PANZEHİRİDİR. BU NEDENLE DOĞRU KARAR VERMİŞTİR.
14 Ocak 2009 Çarşamba 16:12
Hukuk nerede...(2)
Fehmi Asna
Bugün laikçi ve dinci hukuk tartışmalarına itilen ülkede tabii ki ,her bir taraf kendi tarafından olaya yaklaşacak ,su testisi kırılmadan tedbirler alacaktır.Birileri dolaylı yolları denerse (ki türban , başörtüsü gibi gösterilmiştir),karşı taraf ta arkasındaki hileden (belirgin olmasa bile) çekinerek evrensel olmayan kararı alacaktır. Bunlar etki-tepki meselesidir.Ki,AİHM.türban konusunda Türkiyenin sosyal seviyesini de değerlendirerek Aym.ine paralel karar vermiştir. Buradan şu tez çıkmaktadır : Her ülke gelişmişliğine oranla özgür yaşar ,tabii ki,insanları da !
12 Ocak 2009 Pazartesi 17:53
Hukuk nerede...(1)
Fehmi Asna
Yargı ve Aym.gibi kurumları eleştirirken hukukun daha doğrusu bu ülkede işleyen hukukun nerede olduğunu görmek ve deşmek gerekir . Eğer,evrensel ve evrimsel hukuk düzeyine gelmiş bir millet ve devlet olsa idik ,her türlü eleştirileri kabul eder,özgürlüklerin evrimsel boyutta olmasını hep beraber isterdik. 'Demokrasiyi ne kadar hak ediyoruz' yorumumda yazdığım gibi okuma yazma kusurlu ,haklarını bilemeyen tabii ki ,istemesini de bilemeyen bir millet olduğumuz için istenen özgürlüğü hak edecek seviyeye gelmemiz aranacak en önemli şarttır.Ülkenin çoğunluğunun vatandaşlık haklarını bilmemesi, isteyenlerin de engellenmesi kaçınılmazdır.İşlemeyen hukuk karşısında birileri fırsatları değerlendirecek , öbürleri de fırsat vermemeye çalışacaktır.
12 Ocak 2009 Pazartesi 17:39
Demokrasi/AB Süreci
AYM Kararı Tarihe Geçecek Karar  - Mert Uluhanlı  (22 Temmuz 2010)
O Üyeler Yüce Divan'da Yargılanmalı  - Mert Uluhanlı  (22 Temmuz 2010)
Halkın Darbesi 12 Eylül'de Geliyor  - Dr. Barış Altunsoy  (09 Temmuz 2010)
Türkiye BÜYÜK ÜLKE Mİ?  - Sefa MURAT  (06 Temmuz 2010)
Anayasa Değişikliği ve Yargı  - Bartu MAVİ  (21 Haziran 2010)
Hukuk, Devlet ve Hukuk Devleti Ne Demektir?  - Mete UYAR  (15 Haziran 2010)
DP ile AKP'nin Karşılaştırılmalı Analizi  - Yılmaz Bingöl-Şener Akgün  (10 Haziran 2010)
AB Yolunda Türkiye'den Beklentiler  - Görüş Dergisi  (07 Haziran 2010)
Avrupa Birliği Uzun İnce Bir Yol  - Tuncay Özilhan  (07 Haziran 2010)
Avrupa Birliği Nedir Ne Değildir?  - Mustafa ACAR  (07 Haziran 2010)
'Asimetrik' Tabiri Kim İçin Kullanılıyor?  - İdris ALABOĞA  (07 Haziran 2010)
PKK'nın AKP'ye Karşı Savaşı?  - Dr. Naci Ata  (07 Haziran 2010)
Bir Müntehirin Anatomisi  - İdris ALABOĞA  (28 Mayıs 2010)
ARTIK SÖZ MİLLETİN!  - Abdullah AKPOLAT  (27 Mayıs 2010)
İstanbul Barosu Kime Ne Ödülü Verdi?  - Ali YÜKSEL  (25 Mayıs 2010)
HSYK Üyeleri Nasıl Yargılanır?  - Mert Uluhanlı  (20 Mayıs 2010)
O Kararın İptali Neyi Değiştirir?  - Mert ULUHANLI  (16 Mayıs 2010)
AB Oluşum Süreci ve Kurumları  - Uğur GÜNIŞIK  (12 Mayıs 2010)
Anayasa Değişikliği Neden Önemli?  - Turan BULUT  (11 Mayıs 2010)
İlhan Cihaner Nasıl Tutuklanmıştı?  - Mert ULUHANLI  (05 Mayıs 2010)
Paketteki Diğer Kritik Maddeler?  - Mert ULUHANLI  (04 Mayıs 2010)
İstanbul Tufanı ve Demokratik Açılım  - Ender YILMAZ  (04 Mayıs 2010)
Yargı Reformu Stratejisi Eylem Planı  - Mert ULUHANLI  (27 Nisan 2010)
Yargılamayı Etkileme ve Cezaları?  - Mert ULUHANLI  (19 Nisan 2010)
Müzakere mi, Kültür mü, Hu ha ha ha mı?  - Ender ÖZTÜRK  (29 Mart 2010)
Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri  - Ali Hikmet KIRGIZ  (23 Mart 2010)
Hakimler ve Savcılar Yüksek (Ceza!) Kurulu  - Mustafa DURMUŞ  (19 Mart 2010)
Derin Devletin Peçesi Sıyrılırken  - Murat KALEKAHYASI  (01 Mart 2010)
Darbelerden Nasıl KURTULURUZ  - Prof. Dr. İdris BAL  (16 Şubat 2010)
Milliyetçi Ne İster NEYİ SEVER?  -  (12 Şubat 2010)
Parti Kapatma Davalarında İddianamenin Kabul Şartı  - Göksel AKINCI  (01 Şubat 2010)
Siyasetteki BÜYÜK ÇARPIKLIK?  - Dr. Barış ALTUNSOY  (04 Ocak 2010)
Yargıçlar İktidara Karşı Bağımsız mı?  - Mert ULUHANLI  (30 Aralık 2009)
Askeri Mahalde Arama Nasıl Yapılabilir?  - Mert ULUHANLI  (30 Aralık 2009)
Açılım: Cennet, ARAF, Cehennem  - Bülent ŞENER  (25 Aralık 2009)
Savcının Hukuki Sorumlulukları Nelerdir?  - Mert Uluhanlı  (25 Aralık 2009)
ANKET
12 Eylül'de yapılacak referandumda EVET mi diyeceksiniz yoksa HAYIR mı?
9.38 ms